I.
Söz Sultanlığının tahtında oturur Şiir… Bu öylesine kudretli ve sarsılmaz bir tahttır ki; Hz.Süleyman’dan bu yana; rüzgar, denizler, kuşlar,… Devamını okuyun »
Sana bir yalnızlık borcum olsun
Kuvvetini sınadığın coğrafya
Oğullarıma kalacaktı
Eğer dönmüş olmasaydı
Talihim.
Bir yaz yağmuru gibi
Gelip geçiyor… Devamını okuyun »
Hıra’yı özlemek nedir bilir misiniz?
İnmek
Yüreğinizin en derinliklerine ve
Koparmak perdeleri…
Koparmak
Dünyanın zincirlerini bukağılarını…
Uçmak
Kuşlar… Devamını okuyun »
Edebiyat tarihimizde derin bir kırılma, kopuş, yüzleşme dönemi olan 1980 sonrasını şöyle özetlemek mümkündür. Gerek ülkede yaşanan toplumsal değişimler/dönüşümler… Devamını okuyun »
Fesüphanallah. Bu yaşına gelmiş böyle bir şey duymamıştı. Hem de ciddiyetiyle etrafını kırana veren Zerrin Hanımdan hiç…
Gözlüğünün üstünden… Devamını okuyun »
Akşamın yorgunluğunu vücudumda hissediyorum. Sıcaklık, stres, yoğunluk, kafa yorma üst üste gelince hareketlerinizi etkiliyor.
Bu sıcakta kliması olmayan,… Devamını okuyun »
Mana damlayan parmaklarıyla, şıkır şıkır ses çıkaran poşetten bir tutam kuru gül yaprağı alarak, geniş salonun tam ortasında, buram buram tütmekte… Devamını okuyun »
Güzelliğine düşkün, küçük bir kız çocuğu, aşıktı daha o demlerde suret aynalarına…
Bir gün gizlice, annesinin hazine gibi sakladığı makyaj… Devamını okuyun »
Kaçmayalım.
Sonu yok çünkü kaçmanın.
Öyleyse gidelim.
Ama nereye, ne zaman?
En önemlisi de, nasıl?
Kaçmayalım, diyorsak olumsuz bir anlam yüklüyoruz… Devamını okuyun »
Otelimiz “Daru’t-taqwa Intercontinental”! Yerleştik; misafirliğimizin ilk gecesi başladı. Arnavutça bilmediğimiz için Türkçe bilirler diye bizi Pirizrenlilerin… Devamını okuyun »
11 Nisan 2008 gece 02.30’da Havaalanından Beyrut şehir merkezine doğru yol alırken; yol yorgunu zihnimden bu şehre ilişkin o kadar ses (evet ses) geçiyor… Devamını okuyun »
Hafta sonu Kıbrıs’taki öğrenci arkadaşlarımızla beraberdik. ESKAD’ın samimi davetine binaen kız kardeşim Sertap Hanım’la birlikte atalar diyarı… Devamını okuyun »
“Dini bütün bir adam dedi ki: “Bir avuç hilekâr, ölüm halindeki adamın yüzünü kıbleye döndürdüler. Hâlbuki o bîhaberin, bundan önce yüzünü… Devamını okuyun »
İÇİNDE(KİLER)
O konuşurken…
Haricî sesler kesilir. Endişeler, engeller, maişet, gelecek düşüncesi, itiraz, tenakuz ve çarpışmalar, müessif kazalar… Devamını okuyun »
Irmak kenarı… Türkçe karşılığı böyledir yanılmıyorsam… Sabah doğan güneşin göz kırpışına bakıp… Herhangi bir Çukurova sabahına uyandığınız… Devamını okuyun »
Bilmiş/Kebikeç, Ceyhun Emre Teoman– Şule Yay. Ocak 2007
Sözü örtülü söyleme geleneği şiirimizde en güzel ifadesini divan şairlerinin eşsiz söyleyişinde… Devamını okuyun »
Bahar geldi, erikler çiçek açtı
Tırmandı topraktan, tırmandı, tırmandı da
Sessiz gövdede saklı kalmayı bildi
Ve berrak çiçekte alev kesildi
ama tekrar… Devamını okuyun »
Peyami Safa, Yalnızız romanında Simeranya adını verdiği bir dünya kurar. Orada kötülük yoktur. İnsanların birbirini arkadan vurması yoktur. Sahtekarlık… Devamını okuyun »
-Balık ve Tango’dan iki yıl sonra yayınladınız ‘Parçası Benden’i. Balık ve Tango için ‘ayrılış ve gurbet öyküleri’ demiştiniz…. Devamını okuyun »
-Mehmet Solak’ın edebiyata, yazıya, okuma yazma heyecanına dahil oluşu, ilk okudukları, yazdıkları, ilk yayınladıkları, ilk kitaba gelinceye kadar geçen… Devamını okuyun »
-Edebiyata girişin nasıl oldu? Nasıl başladı bu aşk?
-Bir akraba kızının şiir yazdığını duymuştum. Karaman’da orta mektep öğrencisiydim. 1986… Devamını okuyun »
Solgun ama aydınlık olandan haber vereyim size
Es geçilen, yok sayılan ama var olandan
Hani cahilliklere öfke dindirme kişilerinden
Temmuz güneşini giymişlerden
Ve… Devamını okuyun »
Üzülmüyor musunuz? Gün be gün çekilip gittiği için sizin de kalbinizi burkuntular, iç geçirmeler sarmıyor mu? Siz de… O da… Başkaları da…… Devamını okuyun »
Bu bir akşam türküsüdür
İner kalbine ağır ağır siyahın
Anlatır macerasını
Sessiz ve kendince yaşayanların
Kurar otağını ıssızlığa
Dağılır… Devamını okuyun »
Dur kaçabildim, ellerimde savaş yangını, yarım bir şiir
Hikâyesi var mısri’den dinlediğim. Islak bir iklimde
İkindi sonrasında baldıran düşmüş… Devamını okuyun »
akşamdı
eskicinin alıp götürdüğü aşktan sadece
nihavent bir şarkı kaldı dudaklarımda
avuçlarımdan kayıyor gözlerin
her nereye baksam sen oluyorsun… Devamını okuyun »
Şehrim ağladı doğum günümde
Ama gözyaşları bembeyaz olmalıydı
Bembeyaz…
Onları saçlarıma takmalıydım
Hüzünlüyüm biraz…
Read More →
Bir kalbin bir kalbe yaklaşmasındaki muamma gittikçe daha da büyürken…
Bu muammanın sessiz ve uysal kabullenmişliğini gönüllü üstlenmişken ben…
Ki… Devamını okuyun »
Ya! Hu! Güzel insan olmalı… Ortaya yürek koymalı, can koymalı, emek koymalı… Dertli olmalı, halden anlamalı, hemhal olmalı… Sevgi vermeli, saygı… Devamını okuyun »
Ay kınımda bir ustura gibi parıldıyor,
Penceremi okşuyor yakamozları sokağın.
Herkes bilir bu sokakları dar ya da geniş
Düz ya da yokuş belki iki yanı… Devamını okuyun »
Kitap. Asırlardır bildiğimiz “dost”.
Bazılarımız ona kadar değer vermese de halen peşimizi bırakmayan bir “dost” kitap. Yani içimizden birşey,… Devamını okuyun »
Sayın büyüklerim sizi en çok
Çoraplarımın yırtık olmasıdır biliyorum üzen
Üst başımın kırık dökük gecelerimin soğuk
Oysa kalbimin bulunduğu… Devamını okuyun »
İLK ADIM: HİSSETTİ
Kalktı, doğruldu, elleri yanlarından sarkıyordu, ayaklarını gevşetti, gözleri dimdik, bir noktanın üzerine sabitlenmiş gibi kıpırtısızdı…. Devamını okuyun »
bir yerlere gidemeyenlerin şarkısında
dansözlük yapanlar
şimdilerde gökyüzüne bakmıyor
ben epey anlattım doğruluğu bunlara
epey bahsettim yalnızlığın… Devamını okuyun »
Sağ ol çekip gittiğin için
Ve yine sağ ol
Çığlığa aldırmadığın için
Kuru ağaçtan dökülen bizdik, savrulduk
Ben en kuytu köşeyi seçerken sen
Bıraktın… Devamını okuyun »
bir ney sesi
neyin sesi getirdi seni
ben giden
sen gelen…
‘her şey kocaman düş’
Yazan ve
Yöneten…
bir kadın
cennet ile cehennem
üstüme sal kokunu
ölecek… Devamını okuyun »
Gelip geçmeyen
Bir hülyanın izdüşümünde perçinli bu rüya
Umutlarına savrulan
buzulunda kavrulan
ermek, ivedi derdi, kemâle
aşk; düştüğünden beri… Devamını okuyun »
Açık büfe dünya; tat, kokla, ısır
Mide ise özne, yürekler kısır
Boşa adımlarsan, koca bir asır
Bakınca “geriye” ne kalır gönül?
Kimi kefen diker,… Devamını okuyun »
Kapı gıcırdayarak aralandı.
Bakıştılar.
Sarıydı teni, bitkindi kadın. Tedirgindi bakışları. Yattığı yerden ağır ağır doğruldu.
“Geldi mi?”… Devamını okuyun »
Kuşlar uçmadı bugün
Bülbül söylemedi yanık türkülerini
Açmadı kapısını bana beyaz bulutlar
Huzuruna kimseyi almadı hasretin sultanı
Dökülmüş… Devamını okuyun »
Epey güngörmüş bir çınarın göğe bakan dallarında, birbirini hiç görmemiş birer palamuttular. Bulundukları ağacı hınzırca sallayan rüzgârın onları… Devamını okuyun »
Solmazsın korkma,
Yaprağın var yanında
ve yumruların kökünde …
seni sonsuza taşır onlar.
Burası bir sonbahar ya hani;
Sen bekleme bahara kadar.
Baharı… Devamını okuyun »
Biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler
Kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle
Kimbilir kimden umarız emr-i bi’l-ma’ruf
Kimbilir… Devamını okuyun »
“Yağ yağ yağmur
Bahçede çamur
Teknede hamur
Ver Allah’ım ver
Sicim gibi yağmur”
diye dolaşırdık, yağmurlu günlerde tüm mahalle afacanlarıyla…. Devamını okuyun »
bir göz değer yüreğe
onulmaz olur yaşam
bir göz değer yüreğe
gökten uzanan
şefkat ile aşkı harmanlayan
bir göz değer yüreğe
yaradan bir kul seçer… Devamını okuyun »
Yalınayak adımlar uyarırken sabahı
Okul yolunda
Kitap yoktu, defter yoktu.
Bir çiçekli entari bir çizgili gömlek,
Ve cılız adımların taşıdığı bedenlerde
Umut… Devamını okuyun »
Gitsem biraz, gitmek olmaz… Gidecek yer olsa, yar orda durmaz… Müzikler fena, gece yakıyor. En zoru böyle zamanlarda İstanbul’da olmak… En zoru yarsız… Devamını okuyun »
Ah, bir bıraksaydın mazideki olayları, insanları ve mekânları; anlatabilirdim sana kuyudan saraya uzanan yolda Yusuf Peygamberin sabrını. Sabrın aynı zamanda… Devamını okuyun »
Çağla ey deniz, çağla!
Cihan durdukça göster asaletini dünyaya!
Fakat cihan görür de ben göremezsem,
Dalgalarınla yuttuğun gemiler gibi;
Yut beni de,… Devamını okuyun »
- 1 -
Mavi gözlere vururken denizin dalgasındaki heybet
Elbette bir yerlerde kaybolup gider adsız
“Yine malum ayrılıkların nedeni olsun” der her zaman… Devamını okuyun »
Varamadıysam yanına suçum değil, ayaklarım
yere basmıyorsa ezer gibi toprağı
korkmuşluğa niyetli, belli
İzmir’in bunalım çağrıştıran havası
niyetsiz… Devamını okuyun »
Sanat; insanların yaşamlarını, kültürlerini, yaşadıkları coğrafyanın özelliklerini göstermesi ve kendisini ifade etmesidir. “Hayatın yansıması”… Devamını okuyun »
2008 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazan BEHÇET ÇELİK’le, ödüllü kitabı GÜN ORTASINDA ARZU üstüne EŞİK CİNİ öykü dergisinin 9. sayısında… Devamını okuyun »
I. Edebiyat
Bir edebiyat tarihçisinin ironi ile “yazarlara ihtiyacı olmayan bir edebiyat” olarak nitelediği, edebiyatın tek tek eserlerden bağımsız cisimleşmiş… Devamını okuyun »
Türk edebiyatında en çok işlenen temalardan biri de Doğu-Batı ayrımıdır. Gelenek-modernite, ilericilik-gericilik, alaturka-alafranga, muhafazakârlık-çağdaşlık… Devamını okuyun »
Sabrı büyük gerçekten, beni bağrına basanın
Şiirimin kuması çok, pervanemin gözü bağlı
Bir günah gömüsü oluyor elif dediğimde çarşı
Ne geyikli… Devamını okuyun »
nakşettiğim sensin incinmişliği nefsin
bitmişliği gibi dirimin dardayım ardı ardına
ölmesin biraz daha bükük bilek fünye boş
yazdıran sensin bıçkınlığım… Devamını okuyun »
Masanın üzerine bir elma koydum.
Elmanın içine kendimi. Ne büyük huzur!
Henri Michaux
Fanzin genel kullanımıyla, ‘fanatik’ ve ‘magazin’ kelimelerinin… Devamını okuyun »
Yalnızlığın kuytu köşesinde kaleme tutunmak sıkı sıkıya. Sana dökemediğim içimi sayfalara haşiyeler düşe düşe boşaltıvermek. Kaygıları, kuruntuları,… Devamını okuyun »
Sokaklarda mızıka çalan çocuk
Seni de vuracaklar bir gün
Aldırma, meydan oku!
Mızıka çalmana devam et…
Menzil uzun. Yol engebeli. Yoldakiler en ufak… Devamını okuyun »