BİR UÇURUMDUR HER HAYAT

Necati Tosuner’in Yakamoz Avına Çıkmak adı altında toplanan ve kısa öykülerden oluÅŸan kitabını okuyunca insan en çok ‘acı’ ve ‘eksiklik’ duygusunu hissediyor. İster çok kısa öykülerinde olsun isterse de belli bir olay bütünlüğü olan öykülerinde olsun her cümlede bir eksiklik, o eksikliÄŸin bıraktığı acı duygusu yoklar insanı. “Ben böyleyim zaten, acı çekmeyi severim. Ansiklopedilerden de ‘Istıraplar Ansiklopedisi’ne bayılırım.” (Hatırlatma: Istıraplar Ansiklopedisi Hulki Aktunç’un önemli bir ÅŸiir kitabının ismidir.) DiÄŸer yandan hemen anlaşılır ki kitaptaki öyküler sevilmek isteyen insanın hikâyeleridir. O yüzden kelimeler kırgın, cümleler ise yutkunur gibi yazılmış. Yalnız olduÄŸunu bilen, insanın en derinindeki bu temel duyguyu en başından beri kabullenen yazar öykülerindeki kiÅŸileri de bu çerçevede ele almış ve onları yalnızlıklarında(n) yakalamıştır. Anlaşılır ki yalnız olduÄŸunu bilen ve bir baÅŸkasını aramakla ömür tüketen varlıktır insan. Ve kendi varlığını bir baÅŸkasında gerçekleÅŸtirme dileÄŸindedir. O yüzden bu öyküler eksik ve sevilmeyi özleyen insanlara dairdir.
Kitaptaki ilk öykü olan ‘Acı YaÄŸmur’ annesinin ziyaretine giden ama annesi tarafından tanınmayan adamın hikâyesidir. Anlatıcı gider annesiyle oturur, sohbet eder. Yanında ablası da vardır. Gününü geçirir ama tam da her ÅŸey yolunda denirken ve annesinin sorununun olmadığını düşündüğünde annesi onu tanımadığını belli eder ve “OÄŸlum bir daha geliÅŸinde anneni de getir” der. Anlatıcının içindeki yangını gözlerini yaÅŸartır. DiÄŸer birkaç öyküsünde ise yazar daha önceki çeÅŸitli eserlerinde de iÅŸlediÄŸi ‘kambur’ olma durumunu iÅŸler. Burada herkesin birbirine benzediÄŸi bir dünyada farklı olmaktan öte ‘kusurlu’ olarak görülmenin verdiÄŸi acı ve sürekli gizlenme durumu söz konusudur. Ve yazar bunu o kadar az cümleyle o kadar doÄŸru düzgün dile getirir ki geride kalan sadece acı olur. “Ve sırtım öyle orta yerde dururken kara… kapkara gözlükler takıyorum insan içine çıktıkça, -gizlenmek için” bu konuyu iÅŸleyen bir diÄŸer öykü de ‘Alanya’da Bir Kıyıda’ öyküsüdür. Ancak burada çocukluÄŸun soÄŸuk gecelerinden kalan hatıralar ve onu sorgulamadan kabul eden aÅŸkını anlatır. DiÄŸer yandan bazı öykülerinde yazar adeta bir oyun oynar. Yalnızlıkla mutlaka iliÅŸkili bir oyun. Cebine kâğıtlar koyar, o kâğıtlara büyük öğütler yazar o öğütlerden bir tane seçer kendine her defasında. Gülücük adlı öyküsünde ise suskunluÄŸun yarattığı ÅŸiirselliÄŸi oldukça güzel ve güçlü bir biçimde iÅŸler. Bu öykü her haliyle Kim Ki-duk’un filmlerine yaraşır bir sahnedir. Ilık karanlıktaki gecelerde buluÅŸup kayalıklara oturan ve yakamozları izleyen iki kiÅŸinin hikâyesidir ‘Gülücük’.
Küçük dertler, küçük dünyalar ?Üçüncü bölümü oluÅŸturan ‘Gelecek’ öyküsü ise ‘evde kalmış’ zeki bir kızın buruk dünyasını anlatır. Onca zaman annesiyle yaÅŸamayı tercih etmiÅŸ, gelen kısmetleri tepmiÅŸ bu yüzden adı ‘kimseleri beÄŸenmez’e çıkmış Bilge annesi öldükten sonra ablasına taşınır. Bir türlü kendi ayaklarının üstünde durmaya cesaret edemez. Her defasında bir dayanak bulur kendine. Günün birinde dayısı tarafından görülen beÄŸenilen ve Almanya’da yaÅŸayan bir tercih çıkınca, bu kiÅŸi Bilge’yi görmeye gelince Bilge çok da istemese de bunu kabul eder. Hikâye onun yolculuÄŸa çıkmaya hazırlanmasından baÅŸlar ve Almanya’da biter. Burada da kısa cümlelerle çok fazla ÅŸey söylenir. Alt metni oldukça güçlü bir öyküdür ‘Gelecek’. Bütün öykü diyalog yöntemiyle sürer. Bu diyaloglar geliÅŸtikçe hem kiÅŸilerin karakteristik özelliklerini öğreniriz hem de geçmiÅŸe dair gerekli bilgileri. ?Necati Tosuner, öteki olanın, dışarıda bırakılanın hikâyesini anlatır. OlaÄŸanüstü dünyaları, büyük hikâyeleri ve dertleri anlatmaz. Yakamoz Avına Çıkmak kitabı okunup bitirildiÄŸinde görülür ki anlatılan hep küçük dertler, küçük dünyalardır. Ancak bu dünyalar oldukça ilgi çekici ve sıradan olmaktan uzak bir hassasiyetle anlatılmışlardır. Okununca o kiÅŸilerin dünyalarıyla yakınlık duyarsınız, sizdendir, her gün yanı başınızda geçip giden hayatlardır anlatılan. Ama yine de uzaksınızdır. Çünkü ancak onları anlamakla kalırsınız, onlardan deÄŸilsinizdir. Tosuner her insanın bir uçurum olduÄŸunun farkındadır ve kayıp insanların uçurumlarını anlatmayı yeÄŸler. Tosuner’in kiÅŸileri iliÅŸki kurmaya kapalı ve asosyaldirler. Hep biraz uzakta dururlar ya da tenhadadırlar. Kalabalığa karışmaya güçleri yoktur. Tekil bir hayat yaÅŸarlar. Anlatılan kiÅŸiler hep acı çeker ve kiÅŸilerin acı çekmesinin nedeni sevilmek istemeleridir. Ama bir yerde yine bir umut vardır. O umut kiÅŸiyi ayakta tutar. “Umutlanmanın boÅŸa umutlanmakla sonuçlanacağını bilen, yine de umutlanmayı, yeniden… yeniden umutlanmayı kendine hiç yasaklamamış olan…” Tosuner’in bu kitabında klasik olay örgüsü bir öykünün, Gelecek öyküsünün dışında yoktur. Kısa hatta çok kısa öyküler kiÅŸilerin ya iç dünyasına ya da durumu anlatmaya yöneliktir. ?Anton Çehov bir yerde “vaktim olsaydı daha kısa yazardım” der. Ve yine baÅŸka bir yerde duvarda eÄŸer bir tüfek asılıysa oyunun herhangi bir yerinde mutlaka patlaması gerektiÄŸi söyler. Bu da ustalaÅŸmanın aslında mecburi birer yol haritası gibidir. UstalaÅŸtıkça yalınlaÅŸmak, kelimeleri sadece gerektiÄŸi hallerde gerektiÄŸi biçimlerde ve doÄŸru yerlerde kullanmak… Necati Tosuner de bu minvalde akan bir nehirdir. Bütün bir kitap boyunca fazladan bir cümle bulunmaz, eksik bir cümle de. Tosuner bu öykülerde bir mimar hassasiyetiyle davranmış, ördüğü yapıyı saÄŸlamlaÅŸtırmak için her ÅŸeyi yapmıştır. Bir tuÄŸla eksilirse bina yıkılacaktır. DiÄŸer yandan Tosuner’den söz edildiÄŸinde mutlaka dilinden söz edilmelidir. Çünkü Tosuner’in kullandığı dil en az öyküleri ve romanları kadar önemlidir. O bir dil işçisidir. Onu okurken akla hemen Bilge Karasu, Hulki Aktunç ve Ferit Edgü gelir. DiÄŸer yandan Yakamoz Avına Çıkmak bir öykü kitabı olmasının yanında aynı zamanda uzun lirik bir ÅŸiir olarak da defalarca defalarca okunabilir. ?
YAKAMOZ AVINA ÇIKMAK ?Necati Tosuner, Kanat Kitap, 2007, 81 sayfa, 9 YTL. ?
Alanya’da Bir Kıyıda ?Ve bunca yıl sonra… ?Hep aradığı o umudu hiç de bulamayacağını bilen, bunu çoktan öğrenmek zorunda kalmış olan bir adam gelecekti bu kıyıya. Umutlanmanın boÅŸa umutlanmakla sonuçlanacağını bilen, yine de umutlanmayı, yeniden.. yeniden umutlanmayı kendine hiç yasaklamamış olan; oysa, umutlara kolayca kapılma yaşını da iyice geride bırakmış olan, bir adam… ?Bu kıyıda… ?Bu yabancı, bu yaÅŸlı, bu kendini daha da- yaÅŸlı görür adam, kendi kendinin büyücüsü, bu adam. ?Åžu geçmiÅŸ yazı arkada bırakmış, gitmiÅŸ yazdan kala kala üzünç kalmış, -ve onu da yüklenip yanında getirmiÅŸ bir adam. ?Yürek sesinde bir tuhaflık sezinlemiÅŸ de buralara kaçmış gibi duran. ?Yalnızlık çeken. ?*** ?O zamanlar… ?Çocuksun. Çöp gibisin. Hırçınsın. Çaresizsin. ?İnsanlardan kaçar olduÄŸun dünya! ?İnsanlardan saklanır olduÄŸun… insanların olmadığı yerlere saklanır olduÄŸun… ?Bir tek o. ?Yalnızca o, -senin için “var” olan, o kız. ?Seninle oynamaya nasıl da hazır! Kayalığa doÄŸru koÅŸacak. Tepeye doÄŸru… Ve sen, onun peÅŸi sıra gitmeyi, bodur aÄŸaçlar arasında… çalılar arasında onu aramayı seveceksin. ?Ona yetiÅŸmeye çelimsizliÄŸin hep engel olacak. O, hep yitmiÅŸ olacak. Kinleneceksin. Sonra o, kendisini sana bulduracak. Yakalatacak. Sonra sana, -olmayan- sütünden verecek. ?Az verecek. Sonra, yokuÅŸ aÅŸağı koÅŸarak kaçacak. Sen ona yetiÅŸemeyeceksin. O, yine yitecek. ?Kitaptan

(Radikal Kitap, 22.06.2007)

Paylaşım
  • Print
  • Facebook
  • Live
  • Twitter
  • FriendFeed
  • RSS
  • email
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Digg
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Technorati
  • Yahoo! Bookmarks
  • Add to favorites

-

ABİDİN PARILTI

Basında Öykü

 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Eser Gönder Hasan Aycın Çizgileri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

  • En Yeniler
  • Yazarlar
  • RSS
  • Haberler

Göz Kirası

nurela12.JPG serceler7.jpg vazgeçmek istanbul10.jpg asıl yalan 2886416132_a144925d2b.jpg 2468727769_e4e7a8864f.jpg nurela04.JPG

Sosyal AÄŸlar