ASUDE ZEYNEP TOPRAK
Gitsem biraz, gitmek olmaz… Gidecek yer olsa, yar orda durmaz… Müzikler fena, gece yakıyor. En zoru böyle zamanlarda İstanbul’da olmak… En zoru yarsız bir şehri göğüslemek… Erkek çıkıp dese ya, ‘kadın başına şehri Devamını okuyun »
1 Mayıs, 2008
ASUDE ZEYNEP TOPRAK
Çocuk elini uzattı…
Çocuk elini geri çekti…
Ve yağmur başladı… Devamını okuyun »
1 Nis, 2008
ASUDE ZEYNEP TOPRAK
Zamanımı henüz neyle sınırlandırmam gerektiğini bilmediğim zamanlardı. Maddi veya manevi bir aşkla mı, ailesine bağlı biri olarak sorumluluklarla mı, seyyahlıkla mı? Ben, kalarak kolay olanı seçtim. Devamını okuyun »
1 Mar, 2008
ASUDE ZEYNEP TOPRAK
—Ee sonra? Dedim… Ve gülerek anlatmaya başladı:
Aslında anlatacak pek bir şey yok. Anlatsam sanki beni umursayacaksın.
Samimiyetime inandığını sanmıştım. İstersen burada bırakalım. Devamını okuyun »
1 Oca, 2008
ASUDE ZEYNEP TOPRAK
Vakit aşktan bahsetme vaktidir dedi, Titrek ellerinden sigarayı yeni bıraktığı anlaşılan genç adam. –ben, dedi şiir diye niyet eder, ardından öyküye dönüştürürüm hayatı. Her şey arabesk gelir şiir yazarken. Tuttururum illa ikinci yeni diye. Bir türlü tutmaz şiirin o ince gülü. Bazen şiir gibi Devamını okuyun »
1 Ekim, 2007
ASUDE ZEYNEP TOPRAK
Terk etmeliydi dönülmez yolları ve gitmeliydi. Zıtlıklarla bulmalıydı anlamlarını boca eden yalnızlığını. El yordamıyla annesinin kalbini okşamalı ve gitmeliydi. Bir de mektup yazmalıydı; selamlar ve başlangıçların getirdiği, zorunlu kıldığı şeylerle giriş yapmalıydı.
Sevgili ailem demeliydi. Evet sevgiliydiler. Onlardan ne istediğini aslında bilmiyordu. Bu terk ediş risalesi Devamını okuyun »
1 Ağus, 2007