ALTIN PUSAT

ALTIN PUSAT
16 Eylül 2017 - 5:37

Atlar gördüm, savrulan yeleler, alacalısından, dorusuna, ve kar beyazına, o atlar…   Birer yavuz kesilmişler dünden bugüne, ve yağız iken, hatta olabildiğince vahşi, birer küheylan…   Şahlanmaya sonra, kızıla dönmüş göğe doğru, tüm bir afaka, dört cihete , istekliyken bunca, o delişmen huyca, ele avuca sığmaz fıtratça, göz kamaştıran ışıl...

Atlar gördüm,

savrulan yeleler,

alacalısından, dorusuna,

ve kar beyazına, o atlar…

 

Birer yavuz kesilmişler dünden bugüne,

ve yağız iken,

hatta olabildiğince vahşi,

birer küheylan…

 

Şahlanmaya sonra,

kızıla dönmüş göğe doğru,

tüm bir afaka, dört cihete ,

istekliyken bunca,

o delişmen huyca,

ele avuca sığmaz fıtratça,

göz kamaştıran ışıl ışıl atlar…

 

Toynak sesiyle titrer kızıl elma,

doludizgin bir fırtınayla esip, gürler ,

işte gümüş eyer,

işte altın pusat,

çevik bir ok,

inadına hızlanır menziline,

ama biteviye,

ilanihaye,

kavislenir hep kızıl elmaya,

erimsiz ufuklara…