SİBEL ERASLAN
I.
Söz Sultanlığının tahtında oturur Şiir… Bu öylesine kudretli ve sarsılmaz bir tahttır ki; Hz.Süleyman’dan bu yana; rüzgar, denizler, kuşlar, karıncalar, dağlar ve nehirler, nice ejdarha ve cinler bile kendi Devamını okuyun »
1 Mayıs, 2008
HÜSEYİN AVNİ CİNOZOĞLU
Şiir geleneğimiz Divan Şiiri gibi özgün ve senkronize bir şiirin tarihe mal olmasından sonra hiçte sanatkârane olmayan, bazı istisnalarla “ manzumeci “ uzun bir karanlık evre yaşayarak, ancak İkinci Devamını okuyun »
1 Oca, 2008
HAYRİYE ÜNAL
Ölümsüz olsaydı insan, büyük olasılıkla yazı yazmayacaktı. Yazının ölüme karşı bir direnç göstergesi oluşuna yorduk hep bunu. Görece bile olsa bir kalıcılık, kendisi göremeyecek olsa bile bir iz. Oysa bu, hiçbir zaman yetmeyecektir yazmaya; çünkü aynı zamanda ölülerin temsil hakkıdır yazmak. Ölüler temsil edilmek isterler ve yazı onların yaşayanlar arasındaki haklarını korur. Devamını okuyun »
1 Ara, 2007
ALİ EMRE
Tanzimat’a kadarki Türk edebiyatı, büyük ölçüde bir şiir edebiyatıdır. Öyle ki şiir (nazım) terimi, bu alanı tek başına karşılayan bir kullanıma sahip olmuş, “edebiyat” ifadesi bile bu bağlamda ilk kez Tanzimat sonrası dönemde kullanılmaya başlanmıştır. Edebi olma konusunda küçümsenen, dolayısıyla yeterince gelişmeyen düzyazı da çok açık bir biçimde şiirin etkisi / baskısı altındadır. Devamını okuyun »
1 Ara, 2007
NİLAY ÖZER
İnsanın ilk çağlarına komik bakmanın; yaşadığımız günün veri bombardımanını temellendirmek ve değişip gelişen bir organizma olarak karmaşayı farklı boyutlarıyla ele almak için zengin ipuçları sunduğunu düşünürüm. Bu bağlamda özel bir değer atfettiğim birkaç karikatür var. Bunlardan birinde insanlık tarihinin bilmem kaçıncı günüdür. Çocuklar sözüm ona tarih dersindedir ve Devamını okuyun »
1 Ara, 2007
HAYRİYE ÜNAL
Şiirin, en yüceleriyle, en yabansı odları ile kendine özgü, biliminki kadar katı bir mantığı vardır; kolayca ayırt edilemediği için daha güç, daha karmaşık ve kavranması zor nedenlere dayalı Devamını okuyun »
1 Kasım, 2007
TURAN KARATAŞ
Yazımın başlığına iki güzel dizesini koyduğum Sedat Umran adeta şiir soluyan, o çok bilinen ifadeyle şiirle nefes alıp veren bir adamdır. Allah sağlıklı ömür versin 82 yaşını ikmal etmek üzere. Devamını okuyun »
1 Kasım, 2007
ZEYNEP ARKAN
Sonra bir şey daha vardı anlamadığım:
Yani ben neydim ki, ne yapmış olmalıyım
Ben, yani Yakup Devamını okuyun »
1 Kasım, 2007
ALİ EMRE
I
“Şiire yaşlı / deneyimli bir şair gibi başlamak, onu genç bir şair gibi sürdürmek gerekir.”
II
Şair, gerçekten, her şeyin değişip bozulduğu, Devamını okuyun »
1 Kasım, 2007
NURETTİN DURMAN
Evrensel bir şair.
Hayatımızda şiiri tutunacak bir imkân olarak almak gerektiğini düşünüyorum. Hayatı kuran etkilerin içinde var olmuş olan şiir, bir atardamar olarak yerini muhafaza eder. Devamını okuyun »
1 Ekim, 2007
HAYRİYE ÜNAL
Sanat eseri, geleceğin refleksleriyle titreşimler geçirdiği ölçüde değer taşır.”
Ahlâklı olmak, imanını dünyaya yaymak, irfanını eylem haline koymak demektir. Bu ise, ruhu kudretli olmakla kabildir. Ruhunda cüret ve aşk olmayanın irfanında değer yoktur. Hilmi Ziya Ülken Devamını okuyun »
1 Ekim, 2007
ALİ EMRE
“Ey şair uykudan uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle bütün uyuyanları kaldır. Ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat. Dikkatle bak, bir tomurcuk daha açtı, ağaçların içinde özsu boruları genişledi, balıklar suları neşelendirdi, gök gürlemeleri duyuluyor ve kış uykusuna Devamını okuyun »
1 Ekim, 2007
ALİ K. METİN
Şiir Türleri ve Çokseslilik
Edebî türler birbirinden ayırt edilebilir ilke ve biçimlerden oluşan dizgesel kategorilerdir. Hangi kertede bireysel özellikler taşırsa taşısın, edebî diye kabul ettiğimiz her eser mevcut dizgesel kategorilerden herhangi Devamını okuyun »
1 Ekim, 2007
HAYRİYE ÜNAL
GİRİŞ
Bugün şiir ortamında kendi ihtiyacını doğallıkla doğurmuş olan yeni bir durum var. İhtiyacın doğmasına paralel olarak ortamın hazır bulunuşluk düzeyi de, gerek entelektüel açıdan gerekse değişen kültürel iktidar mecraları Devamını okuyun »
1 Eyl, 2007
ALİ EMRE
Edip Cansever 1964’te yayımladığı “Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire” başlıklı yazısında, çoksesli şiire yönelişteki en kapsamlı ölçünün düşünsel-ussal olduğunu belirtmişti. Ancak yazıda bu ölçünün niçin çoksesli bir yapıyı getirdiğini yeterince tartışmamış ya da açıklayamamıştı. Devamını okuyun »
1 Eyl, 2007
ALİ K. METİN
Dergilerdeki eleştiri yazılarına toplu bir bakışla bakıldığında, şiir merkezli eleştirinin 2006 yılında yükselen bir grafik ortaya koyduğunu söylememiz mümkün. Her ne kadar gündeme getirilen konu ve sorunların içeriği Devamını okuyun »
1 Eyl, 2007
HAYRİYE ÜNAL
Yazıya başladığım günlerde, niyetim insanları birbirinden ayıran bazı özellikleri incelemekti. Kaba sınıflamalar yaparak eğlenmeyi planlıyordum. Fikrin doğuşunda Coleridge’in okur sınıflaması etkili oldu. Ne var ki okumakta olduğum bir Devamını okuyun »
1 Tem, 2007
ALİ EMRE
Şiir bağlamında gelişimini henüz tamamlamamış bir süreçten söz etmek önemli ve gerekli olmakla birlikte, bu kuşkusuz, çeşitli riskler ve değerlendirme sıkıntıları da içermektedir. Örneğin Divan edebiyatı hatta İkinci Yeni derken az çok sınırları Devamını okuyun »
1 Tem, 2007
HAYRİYE ÜNAL
Yazıya ironi yerine ironist üzerine yazarak girmemin nedeni, ironinin bir teknikten çok bir mizaç olarak belirişidir. Bu mizacın bereketli bir toprak olarak yetenekli bir edebiyatçının en büyük zenginliği olduğu kanısındayım. Devamını okuyun »
1 Haz, 2007