CEMAL ÅžAKAR

POSTMODEN EDEBİYAT NE YANA DÜŞER USTAM?

-Postmodernizm, edebiyat estetiğinde neleri değiştirmiş olabilir; bu değişimin Türk yazınına yansımasını nasıl yorumluyorsunuz?
-Öncelikle estetik adı altında bilimselleÅŸtirilen anlayışa bakmakta fayda olduÄŸunu düşünüyorum. 1735’te Alexander Baumgarten tarafından bilimsel ve kuramsal içeriÄŸe kavuÅŸturulan ‘estetik’ sayesinde sanat, Güzel’in ifadesi olarak -metafiziÄŸin de katkılarıyla- yükselmeye, yücelmeye hatta ulvîleÅŸmeye baÅŸladı. Ve gittikçe dehanın, ilham gücüyle gaybî olanı aÅŸikâr etmesi; Hakikati açığa çıkarması gibi bir retorikle anılmaya baÅŸlandı. Öyle ki, kimi sanatçılar ‘yarattıkları’ eserlerin ‘kendilerine verildiÄŸini’ söylemeye baÅŸladılar. ÖrneÄŸin Schelling’e göre sanat: doÄŸa ve tarih tarafından paramparça edilen ezeli ve kökensel birliÄŸin tek bir alev gibi parıldadığı kutsalların kutsalını … önümüze seren bir eylem olan mutlakın kendini dışlaÅŸtırmasıydı. Ya da Nietzche’ye göre: Tanrı’nın olmadığı bir dünyada tek Tanrı Sanattı. Buna ifrat diyelim…
Postmodernizmin bu anlamda estetiğe ciddi bir darbe indirdiğini söyleyebiliriz. Onlara göre estetik duygu engellenmiş duygudur. Bu duygu; kişisel özerkliğin ve eleştirel özgürlüğün gelişmesini engeller. Sanatçı yaratırken kendini alabildiğine özerk ve özgür hissetmeli, bireyselliğin üzerindeki her türlü baskıyla savaşmalıdır. Postmodernistlere göre ‘yüksek sanat’ seçkinci, dışlayıcı, erişilmez bir olgudan, günlük olgulardan farklı ‘bir şey’den sözetmektedir ve bu nedenle de gündelik yaşamın dışına düşmektedir. Yüksekteki aşağı indirilmeli; olağandışlıklar olağanlaştırılmalı; farklılıklar aynılaştırılmalıdır. Douglas Huebler şöyle der: Dünya az ya da çok ilginç olan nesnelerle dolu; onların arasına yenilerini eklemeyi hiç istemiyorum. Ya da Duchamp’a göre: Sanat eserinin hiçbir estetik çekiciliği olmamalıdır. Buna da tefrit diyelim.
Post önekinin mucizevî bir ek olduÄŸunu ve her ÅŸeyin başına getirilebilecek bir maymuncuk vazifesi gördüğünü düşünürsek; belki biz de postedebiyattan sözedebiliriz. Postedebiyatın özellikleri olarak metinlerarasılık, üstkurmaca, taklit, yapıştırma, kurgunun öne çıkarılması… gibi özellikler sayılıyor; ancak bunların Don KiÅŸot’tan beri edebiyatın içinde olduÄŸunu biliyoruz. Bence postedebiyatın öncekilerden ayrıştığı temel nokta, ‘hakikat kaybı’dır. Küresel dünya tasarımının yarattığı simülasyon; gerçekliÄŸin, yaÅŸanan gerçeklerin üzerini örtmektedir. ‘…mış gibi yapan’, ‘…mış gibi olan’lar yüzünden gerçeÄŸin ne olduÄŸu / ne olabileceÄŸi karşısında afallıyoruz. Geriye sadece taklidin taklidinden baÅŸka ne kalıyor!
Türk edebiyatına yansımaları, az önce saydığımız özelliklerin kullanılmasının yanında; ifade ve teknik olarak bir ‘imkan’ olarak telakki edilmesidir. Dolayısıyla imkanlarımızı genişletmek için ‘ithal’ ediyoruz. Zira biz henüz Batı kadar taklidin taklidi bir dünyada yaşamıyoruz. Bu nedenle de Batı postmodenizmiyle aramızda birebir mütekabiliyetin olmadığını düşünüyorum.

-Türkiye’de postmodern edebiyat edebi yetersizliÄŸi örtmek için bir araç olarak kullanılıyor mu?
-Elbette mümkündür. Ancak bütün postedebiyatı, edebi yetersizliği örtme çabası olarak da mahkûm edemeyiz. Edebi yetersizliğini ‘ben yaptım oldu’, ‘ ben böyle de yaptım oldu’, ‘postedebiyatın hamuru daha çok su götürür’ gibi çıkışlarla örtmeye çalışanlar; aslında okuyucunun bu oyuna gelebileceği ‘öngörü’süyle hareket etmektedirler. Böylesi bir düşünüş, o yazarın iyi okur olmadığına delalet eder; zira edebiyat okuru hamurun kıvamını gayet iyi bilir.
Elbette postsanatın pisuarı ‘fıskiye’ olarak sergilemesi; hayvan dışkılarını boya olarak kullanması karşısında; kimileri ‘ne yapsan oluyor’ diye cesaretlenebilir. Ama şunu da gözardı etmemeliyiz; o ressamlar istediklerinde portre de çizebiliyorlardı. Ya da Kara Kitap’ı yazmadan önce Cevdet Bey ve Oğulları’nı da yazabiliyorlardı

(05.03.2008 TARİHİLİ YENİ ÅžAFAK KİTAP’TAKİ SORUÅžTURMAYA VERİLEN BU CEVAPLAR, SİTEMİZDE EÅžZAMANLI OLARAK YAYINLANMIÅžTIR)

-

Bu yazıyı e-posta ile gönder Bu yazıyı e-posta ile gönder Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Sık kullanılanlara kaydet

CEMAL ŞAKAR-DİĞER YAZILARI

Deneme-DİĞER YAZILAR

 
Eser Gönder Hasan Aycın Çizgileri
  • En Yeniler
  • Yazarlar
  • RSS
  • Haberler

Göz Kirası

g27.JPG camiler-nicin-suslenmemelidir-yaniti.JPG ss42.jpg dsc_0516.jpg dscf2649.jpg 100_0830.JPG 10.jpg dscf2028.jpg

Anketler

Edebistan RSS 'ten yararlanıyor musunuz?

Sonuçları Göster

Yükleniyor ... Yükleniyor ...