ARTER’DE… KELİMELER GEREKSİZ

ARTER’DE… KELİMELER GEREKSİZ
1 Aralık 2019 - 12:40

Jest, kalıntı ve iz temaları etrafında kurgulanan sergi, Türkiye’den ve çeşitli ülkelerden sanatçıların Arter Koleksiyonu’nda yer alan eserlerini bir araya getiriyor. Kelimeler Pek Gereksiz sergisinin çıkış noktasını, sanatçılar Allan Kaprow ve Robert Smithson arasında 1967’de geçen, “müzenin ne olduğu” konulu bir konuşma oluşturuyor. Bu bağlamda sergi, alışıldık nesne odaklı perspektifin ötesine geçerek,...

Jest, kalıntı ve iz temaları etrafında kurgulanan sergi, Türkiye’den ve çeşitli ülkelerden sanatçıların Arter Koleksiyonu’nda yer alan eserlerini bir araya getiriyor. Kelimeler Pek Gereksiz sergisinin çıkış noktasını, sanatçılar Allan Kaprow ve Robert Smithson arasında 1967’de geçen, “müzenin ne olduğu” konulu bir konuşma oluşturuyor. Bu bağlamda sergi, alışıldık nesne odaklı perspektifin ötesine geçerek, bir sanat kurumunun barındırdığı ve muhafaza ettiği maddi olan veya olmayan şeyler üzerine düşünmeyi öneriyor. Sergilenen eserler aynı zamanda, sanat nesnesine ürünü, koruyucusu, katalizörü, izi ve/veya kalıntısı olduğu hareketler ve eylemler üzerinden yaklaşarak farklı bir bakış açısı edinmemize aracılık ediyor. Beden, dil, zaman ve mekânla güçlü ve dinamik ilişkiler kuran bu eserler, geçmiş jestlere tanıklık ediyor ya da yeni, gelecek jestlere kapı aralıyor. Çeşitli üretim biçimleri yoluyla geçip giden zamanın izlerini, ortadan kaybolan veya tüketilmiş şeylerin kalıntılarını ve duyusal deneyimleri görünür kılıyorlar. Kelimeler Pek Gereksiz, yaşamın sıradan ve gündelik yönlerine eğiliyor. Bir müze deposunda muhafaza edilemeyen veya bir sergi alanına yerleştirilemeyen gelip geçici duygu, ilişki ve süreçleri ele alıyor. Böylece göz ardı edilen şeylere ve tanıdık durumlara yeni bir gözle bakarak, onların yaratıcı potansiyellerini açığa çıkarmayı öneriyor. Sergilenen eserler, büyük hedeflere yönelik görkemli, gösterişli veya kahramanca jestlerden bilinçli bir biçimde uzaklaşıyor. Bunun yerine, el kullanılarak veya kullanılmaksızın gerçekleştirilen çok sayıda gündelik eylemi –önemsiz, beyhude, hayatî ya da temel bazı eylemler de dahil olmak üzere– canlandırıyor veya belgeliyor. Sanatsal olanın dışında bir işlevi veya hedefi olmayan, kendileri için icra edilen bu sıradan jestler, güncel sanat üretimi bağlamında niyet, olanaklılık ve müelliflik gibi mefhumları sorguluyor.

Alışıldık formların betimlenmesi, temel eylemlerin icrası, buluntu ve hazır nesnelerin ya da sıradan malzemelerin kullanımı yoluyla gündelik olanı sahiplenen sergide, jest ve deneyim nesnenin kendisi göz ardı edilmeksizin kutlanıyor. Sanat eserinin nesne olma halini sorgulayan sanatçıların bu pratikleri, bazı durumlarda daha da ileriye giderek, sanat eserleriyle sıradan nesneler ve isimlendirilmemiş “şey”ler arasındaki ayrımı muğlaklaştırıyor. Serbest çağrışımlar aracılığıyla ilerleyen sergi, oluşturulmuş hiyerarşileri irdeleyip bir tür tanımsız nesne ve eylemler zinciri yaratarak bu düşünümü devam ettirmeye çabalıyor. Sergi, başlığını Depeche Mode’un 1990’lardaki hit parçası Enjoy the Silence‘ın (Sessizliğin Tadını Çıkar) sözlerinden alıyor. Bu bağlamda Kelimeler Pek Gereksiz, dilin yetersizliğini ilan eden tek yönlü bir beyandan ziyade her bir eserle farklı bir anlama kavuşan ve farklı yorumları davet eden, açık uçlu bir duruşu sahipleniyor. Sanat ve yaşam arasında köprü kuran Kelimeler Pek Gereksiz, jestin ve dilin, verimlilik bağlamında ele alınan birer iletişim aracının ötesinde, eyleme geçirildiklerinde dönüştükleri üretim sahasına ilişkin deneyimler sunuyor. Sergi izleyiciyi gündelik eylemler ile yaratıcı süreçlerin, şiirsel olan ile dünyevi olanın, tanıdık ile tekinsizin, tekrar edenle biricik olanın yollarının kesiştiği bir alana adım atmaya davet ediyor.

Küratör: Selen Ansen

Bitiş Tarihi: 08.03.2020

Anahtar Kelimeler: ,