ğ dergisinin 4. sayısı çıktı
çünkü başka insanların ölümü/en gizli mesleğidir hepimizin diyor büyük şair. Kişi(ler) bir yol üzre ise, insanların bakışları da ayaklarındadır çoğu zaman. Gözlerimizle
çelmeler takmayı pek severiz; kendi yolunda yürümeye çalışsalar da. Esaslı çelmelerimiz yoksa bile bakarız; düşerken en ince ayrıntısına kadar görebilelim diye. Ben, sen, o değil, hepimiz! İnsanız çünkü, meraklı, dedikoduya düşkün hayli kötücül: eşrefi mahlukat. Hayvandan aşağı, melekten üstün! Tekâmül sınırları bunca esnek olabilen, sonsuz ihtimali korkusuzca kuşanabilmiş yegâne yaratılmış.
Ğ dergisi, daha yolun başında belirlediği temposunu bozmadan düşe kalka, kâh yürüyüp kâh koşarak, kâh fısıldayıp kâh ünleyerek, çokça heves edip, umutla yoluna devam ediyor. 4. sayısı, bu minvalde devam edeceklerinin de bir işareti aynı zamanda. Ayaklarını izleyenler, uzun bir süre daha buna devam edecekler gibi görünüyor.
Takdim metinlerinde;
“hiçbir uğursuzluğun bizi yolumuzdan çevirmeyeceğinin ispatı olsun diye geride bıraktığımız lezzetli kırıntılardan da birisidir” diye tarif ediyorlar Kasım-Aralık sayılarını.
Kapakta Yunus Emre’nin “bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir” sözü karşılıyor okuru. Artık bir sonrakini merakla beklediğimiz kapak içi resmi, Mustafa Yaşar’ın usta yorumuyla göz dolduruyor.
Biten “Üç Gün Masalı” adlı tefrika yerini yeni bir tefrikaya bırakmış bile. Murat Murat’a ait “Roman’ın Son Oğlu” isimli hikâye, tefrika geleneğinin dergide devam ettirileceğinin de teminatı olacak nitelikte.
Her sayıda yeni isimler görmeye devam ediyoruz Ğ dergisinde, bu manifestolarında verdikleri sözü unutmadıklarının nişanesi. Zira özellikle eser anlamında genç yazarlara açık olmayı, bu usta yazarlara “görece” kapalı olmak manasına gelse bile asla elden bırakmayacaklarını taahhüt ettiklerini hatırlıyoruz. Her sayıda yapıla gelen soruşturmalar devam ediyor. 4. Sayının başlığı “2000’li yılların öyküsü” Birbirinden değerli isimlerden, son on yılın en beğendiği öykücülerini ve 2000’li yıllar öyküsünün kısa bir muhasebesini yapmalarını istemişler. Soruşturmaya cevaplarıyla katkıda bulunan isimler şunlar;
Behçet Çelik, Cemal Şakar, Cihan Aktaş, Ethem Baran, Fatih Parlak, Firdevs Canbaz Yumuşak, Güray Süngü, Kamil Yeşil, Naz Ferniba, Onur Caymaz, Sadık Yalsızuçanlar, Serkan Türk, Yavuz Ekinci, Yıldız Ramazanoğlu, Necip Tosun.
İlk sayısını çıkaran dergilerin duyurulmasını amaç edinen “İlk Sayı” bölümüne bu defa Viyana’dan Vindobana dergisi konuk olmuş. M.Fatih Kutan, derginin editörlerinden Yahya Kurtkaya ile iyi bir söyleşi yapmış.
Derginin internet sitesinden duyurulduğuna göre artık dergiyi Türkiye’nin her yerindeki NT’lerden bulabileceğiz. Dergiyi edinmek isteyip de bugüne kadar dağıtım sorunu yüzünden edinemeyenler için bu iyi haber.
Son olarak dergiye eserleriyle katkıda bulunan isimleri sıralamak gerekirse;
Şiir; Zülküf Oruç, Leyla Marankoz, Yahya Kurtkaya, Leyla Karaca Tok(Oscar Wilde çevirisi), Cihad Özsöz, Süheya Mehmedoğlu, Ömer Faruk Demirel, Ali Seyfi, Muhammed Mücahit Yılmaz, Selman Bayer, Abdullah Faruk Gönüllü
Nesir; Murat Murat, Ömer Faruk Demirel, Banu Kaba, Mustafa Çevikdoğan, Aykut Ertuğrul, Hacer Bulur, Ömer Muttalip, Sine Ergün, Kadir Yanaç, Besim Yunus, Abdullah Faruk Gönüllü.
Çizim; Mustafa Yaşar, Kadir Yanaç
İletişim: www.yumusakge.com














