roman metaforundan uzak…

roman metaforundan uzak…
24 Aralık 2009 - 1:10

Edebiyatla ilgili tahliller ve eliştiriler de kaleme alan pek çok  yazar dünya edebiyatının klasik leşmiş eserlerinin birer çizgi roman haline getirilip yayımlanmasına mesafe ve tereddütle yaşkalıyor. Bu yazarlardan birkaçının bu konudaki görüşlerini aldık Ömer Türkeş-Yazar Ömer Türkeş “Edebiyat klasiklerinin çizgi roman uyarlamalarına gösterilen ilginin reklamdan kaynaklandığını düşündüğünü dedikten sonra sözlerine...

Edebiyatla ilgili tahliller ve eliştiriler de kaleme alan pek çok  yazar dünya edebiyatının klasik leşmiş eserlerinin birer çizgi roman haline getirilip yayımlanmasına mesafe ve tereddütle yaşkalıyor. Bu yazarlardan birkaçının bu konudaki görüşlerini aldık

Ömer Türkeş-Yazar

Ömer Türkeş “Edebiyat klasiklerinin çizgi roman uyarlamalarına gösterilen ilginin reklamdan kaynaklandığını düşündüğünü dedikten sonra sözlerine şöyle devam ediyor “Çizgi roman okumayı severim ama edebiyat klasiklerinin çizgi roman haline getirilmesi ilgimi çekmiyor. Karşı da değilim. Yeter ki bunları okumak romanın aslını okumakla karıştırılmasın. Ne yazık ki çizgi roman dizilerinin reklamlarında ‘okumayan kalmasın’ şeklinde bir slogan kullanıldı. Bu durumda bir roman dilinden, üslubundan, tasvir sanatından, metaforlarından, göndermelerinden koparılarak sadece birkaç sayfadaözetlenebilecek bir hikayeye indirgenmiş oluyor. Edebiyatın, edebiyat zevkinin aleyhine bir durum. ‘Ne gerek var yüzlerce sayfalık romanları, ağır cümleleri, sıkıcı tasvirleri okumaya; filmini izler ya da çizgilere göz atarsınız olur biter’ anlayışı belki hız çağına uygun ama okuma zevkini geliştirmek, o yazarları ve romanlarını tanımak/kavramak için hiç de geçerli bir anlayış değil.”

Ömer Lekesiz – Edebiyat eleştirmeni

Ömer Lekesiz’ın bu konuda ki yorumu ise şöyle “Dostoyevski, Kafka, Shakespeare vb yazarlar tüm dünyada her zaman okunan yazarlardır. Romanları okunan bu yazarların etinden, sütünden ve tüyünden de yararlanmak olası bir durum. Dün bunun adı foto romandı, bugün çizgi roman, yarınki adı da digital roman filan olacaktır herhalde. Diğer bir söyleyişle bu bir popülerleştirme eylemi değil, şeytanı bile utandıracak kapitalist zekayla ‘sömürme’ eylemidir. Yine merhametli birileri çıkıp ‘bunda pedagojik faydalar olabilir’ diyerek sömürüyü makulleştirmeye çalışsalar da neticede sömürü sömürüdür. Burada şu da denilecektir: ‘İyi de bunları alanlar, okuyanlar var!’ Bunları ‘alanlar, okuyanlar’ değil, sadece ‘tüketenler’ vardır. Kapitalizm yaşadığı sürece, bu ve benzeri üretimlerin ardı arkası kesilmeyecektir.”

Sadık Yalsızuçanlar – Yazar

Çizgi romanlara ilginin nedenini görselliğin cazibesine bağladığını söyleyen yazar Sadık Yalsızuçanlar şunları söylüyor “Okur, bir kurgusal malzeme karşısında olduğunu daima hissediyor. Çizginin kendine özgü bir büyüsü var. Bu büyü, görselliğin çekiciliğinden geldiği kadar, çizgi romanı yazanın/çizenin kendine özgü dünyasından da geliyor. Dava, Suç ve Ceza, Romeo ve Jüliet gibi hakiki edebiyat yapıtlarının çizgi romanlarının yapılması hem olumlu hem riskli. Olumlu, farklı okumalara imkan veren bu anlatıların çizerin muhayyilesinde yeniden inşa edilmesi ve okura ‘böyle de okunabilir’ imkanıyla sunulması söz konusu olabiliyor. Riskli, bu türden farklı okumalara imkan veren, çok okunmuş, etkilemiş olan bu ‘ünlü’ metinlerin çizgiye sığıştırılması, somutlaşması söz konusu.”

Fatma Karabıyık Barbarasoğlu – Gazeteci, Yazar

Günümüzün gençleri ve çocuklarının televizyon, internet ve cep telefonu ekranına hapsolmuş olduğunu söyleyen yazar Fatma Karabıyık Barborosoğlu yaşadığımız hayatın görsel zekayı merkezde tutan bir hayat olduğunu belirtiyor. Barbarosoğlu “Çizgi romanlardaki artışı, görsel zeka ve hız bağlamında değerlendiriyorum. Sözün yerine resmin geçtiği bir dönemi yaşıyoruz nihayetinde. Fakat, klasik eserlerin çizgi roman formatında yayınlanması bana çok uygun gelmiyor. Çünkü klasik edebiyat kelimelerden ruha giden yolu çizer. Yazarın ifadeleri her okuyucu için kendi biriktirdiği anlam dünyası üzerinden zenginleşir. Klasik edebiyat çizgi romana emanet edilince; yorum, tek bir duruma çizerin çizgilerine hapsediliyor.”

(STAR KİTAP, 04 ARALIK 2009)