AZ EDEBİYAT; HAKSÖZ; ÖZGÜR EDEBİYAT; TEMRİN
AZ EDEBİYAT
Bazen hiç beklemediğiniz bir vakitte kapınızın önünde bir dergi tebessümüyle karşılaşırsınız. Yerden alınmayı bekleyen sevimli bir canlı gibi öylece ışıltı dolu bakışlarla selamlar sizi. Derginin nereden geldiği, dergiyi kimin çıkardığı, adresinizin nasıl dergi sahiplerine ulaştığı soruları zihninize peş peşe üşüşür… Eğer uzak bir şehirden gelmişse dergi ve künyede tanıdığınız kişi yoksa hemen yazar kadrosuna bakarsınız ve bir aşina isim ararsınız… ya bulursunuz ya bulamazsınız ama her durumda artık o dergi ve künyesindeki isimler de size aşinadır hatta dosttur. Mektuplar yazarsınız, selam gönderir selam alırsınız. Yıllar sonra muhtemelen kader bir yerlerde sizi bu dergiyle bağı olan birileriyle yüz yüze de getirir. Ya askerlik sebebiyle yaşadığınız şehre bir dergi şövalyesi gelir ya da siz tayin olur gidersiniz, üniversite okumaya gidersiniz…
Her şeyiyle nevi şahsına münhasır memleketimizin dergiciliği de şahsına münhasırdır o yüzden yıllar yılı ithal tahlil metotlarıyla dergilerin dünyasına girmeye çalışan akademisyenlerimiz durumdan ya pek bizardır ya da çareyi görmezden gelerek yakınındakilerle oyalanmakla geçirmektedir.
Az edebiyat dergisi bu türden bir dergi işte. Pek çok kişinin kapısını bahsettiğim tarzda çaldığına ve pek çok gönülde şimdiden yer bulduğuna inandığım bir dergi. Türkiye’nin şimdiye kadar pek de dergi yüzü görmemiş uzak köşelerinden birinde Aydın’da, Kemalettin Bal tarafından baskıya hazırlanan dergi henüz üçüncü sayısını yayımladı. Derginin önceki sayılarında olduğu gibi bu sayısında da şiir ağırlıkta ve bu sayıda dergi yine önceki sayılara nazaran sayfa sayısını artırmış görünüyor.
Derginin, 2009 bahar tarihli üçüncü sayısında; Adem Turan, Mustafa Uçurum, Mehmet Şamil Başk, Mehmet Aycı gibi başka pek çok dergide rastlayabileceğimiz isimler dışında; Mustafa Karasoy, Hasan Yurtoğlu, Hüseyn Kaya, İsmail Karakurt Kemalettin Bal başta olmak üzere başka dergilerde ismine az rastladığımız şairleri de görmek mümkün.
Üç sayıdır derginin yazar kadrosuna her sayıda dahil olan yeni isimleri de göz ardı etmemek gerek. Kamil Yeşil, Suavi Kemal ve Yüksel Erol Az Edebiyat’ta ilk kez görünen isimlerden dikkat çekici olanlar.
Dergide ilk sayıdan beri bir de röportaj yayımlanması okura biraz da teneffüs imkanı sağlar nitelikte. Derginin önceki sayılarında Cezmi Ersöz ve Lale Müldür ile röportaj yapılmıştı bu sayısında ise Hilmi Yavuz, kendisine şiir dahil birkaç mevzuda sorulan uzun sorulara kısa ama samimi cevaplar vermiş.
Yalnızca “edebiyat” kaygısıyla bir araya gelmiş, ciddi ve sahici isimlerin oluşturduğu bir dergi okumak istiyorsanız aşağıdaki adres ve telefondan Az Edebiyat dergisinin her şeyi Kemalettin Bal’a ulaşabilirsiniz.
azedebiyat@gmail.com -tel. 0506 582 95 94
HAKSÖZ, MAYIS 2009
“Özgür-Der Susturulamaz!” manşetiyle çıkan Haksöz Dergisi, 218. sayısında Özgür-Der’e açılan kapatma davasını gündeme taşıdı. “Tabela değil, kimlik ve ilkeler savunusu” anlayışı ile hazırlanan Özgür-Der Savunması’na da yer verilen dergi, Ergenekon Soruşturması ile de Müslüman camianın Ergenekon olayına yaklaşımını masaya yatırıyor. Soruşturmada Ergenekon’un yapısal-örgütsel ve zihinsel açıdan arka-planından Ergenekon olayının nasıl yorumlanması gerektiğine, dava içerisindeki çelişki ve zaaflardan İslami camianın tutumuna yönelik sorulara Av. Cüneyt Toraman, ASDER Genel Başkanı Adnan Tanrıverdi, Yeni Asya Gazetesi yazarı Kazım Güleçyüz, Saadet Partisi’nden Mehmet Bekaroğlu, Mazlumder Genel Bşk. Yrd. Emrullah Beytar, araştırmacı-yazar Hüseyin Alan, araştırmacı-yazar Zeki Savaş, Özgün İrade editörü Ümit Aktaş, Doğru Haber Gazetesi’nden Fikret Gültekin ve Özgür-Der Diyarbakır Şube Bşk. Serdar B. Yılmaz cevap veriyor. Soruşturmaharicinde Ahmet Örs ise Erbakan ve Milli Görüş çizgisinin Ergenekon olayına yaklaşımını değerlendiriyor.
Dergide Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un 14 Nisan’da yaptığı konuşmayı Rıdvan Kaya militer açılım ve özgürlüklerin sınırı bağlamında değerlendirirken; Hamza Türkmen de “Sisteme 21. Yüzyıl Ayarı” başlığıyla Başbuğ’un konuşmasının arka-planını yorumluyor. İki yazıda da Başbuğ’un konuşmasındaki vurgular üzerinden ordu-sistem ve askeri vesayet tahlilleri yapılıyor.
“Üniforma, panzer ve dipçik siyaseti ile nereye?” diye soran Kenan Alpay, DTP’ye yönelik operasyonlar ve Hakkari’de yaşanan dipçik olayı üzerinden Kürt sorununa değinirken yerel seçimlerin bölgedeki sonuçlarına da atıfta bulunuyor. Derginin güncel içeriğinde Obama ve ABD’nin yeni imajı ile ilgili bir de çeviriye yer veriliyor.
Yeni çıkan kitaplarıyla birlikte Mehmed Said Hatiboğlu ile uzunca bir söyleşinin yapıldığı dergide, Asım Öz de geçtiğimiz günlerde Hakk’ın rahmetine kavuşan Aliya İzzetbegoviç’in en yakın dava arkadaşı Ömer Behmen’i ve Bosna cihadının en önemli teşkilatı Mladi Muslimani’yi anlatıyor. Murat Kayacan, Mehmet Paçacı’nın tarihselcilikten gelenekselciliğe evrilen serüvenini, Paçacı’nın son kitabı üzerinden yorumluyor. Zehra Çomaklı Türkmen, Türkiye’de Müslüman kadının gelişen rolünü, yaşanan örneklerle birlikte ele alıyor.
Bu sayıda Ali Değirmenci, İslam tarihinde iz bırakmış şahsiyetlerden Süleyman bin Surad’ı dergi sayfalarına konuk ederken; M. Ali Aslan geçtiğimiz günlerde yapılan Aksa Sempozyumu etkinliğini değerlendiriyor. Ahmet Örs ise Tuzla’da yaşanan “iş kazaları”na bir hikaye ile tekrardan dikkatlerimizi çekiyor.
Derginin arka kapağında ise Mescid-i Aksa ile ilgili bir kompozisyona yer veriliyor: “Aksa Tehlikede: (D)Uyuyor musun?”
ÖZGÜR EDEBİYAT, MAYIS-HAZİRAN 2009
Başka dünyalar da var ama hepsi bu dünyada, Özdemir İnce
Şiirler, Hüseyin Atabaş
Korku, Güray Süngü
Şiirler, Ahmet Ada
Şiirler, Yusuf Alper
Makas, Senem Dere
Bereket büyüsü, Oktay Taftalı
Şiirler, Çiğdem Sezer
Dama taşı, Sevtap Ayyıldız
Şiirler, Cihan Oğuz
Şiirler, Ercan Özkan
Aynanın sonu, Pelin Buzluk
Şiirler, Mustafa Atapay
Şiirler, Yaprak Öz
Aysel, Azime Güç
Çekirdek, Cenk Gündoğdu
Sedir, Celal Gür
Şiirler, Kaan Koç
TEMRİN, MAYIS 2009
Aylık düşünce ve edebiyat dergisi Temrin, birinci yılını idrak ediyor. Nisan ayında 12. Sayısını yayımlayan dergi, Mayıs sayısıyla bir yıldan gün almaya başladı. Yayın hayatına atıldığı günden bu yana geçen bir yıllık zaman içinde aylık düzenli olarak çıkan dergi, ustaların yanında sayfalarını genç yeteneklere açmasıyla da dikkat çekiyor. Bu zamana kadar her sayısında ustaların yanında yeni kalemlere temrin yaptıran dergi, bir yıl gibi bir sürede onun üzerinde yeni kalemi edebiyatımıza kazandırdı.
Mayıs sayısının “editörden” yazısı, bir bakıma bir yılın özeti gibi… Söz konusu yazıda dergininbir yıl içinde imza attığı ilkler ve başarılar ele alınıyor. Temrin bir yıllık süre içinde Tataristan basınında Tatar milli şairi Abdullah Tokay dosyası ile gündem oluşturdu. Osmanlı aydınlarının Abdullah Tokay’ın vefatına gönderdikleri taziyenin Osmanlıcasına ulaştı, Bektaşi şairi Hilmi Dede’nin mersiyesine dikkat çekti, Yahya Kemal ve Kaşgarlı Mahmut özel sayıları yaptı. Bir yılın sonunda Mayıs sayısıyla iki köklü değişikliğe imza attı. Birincisi, ebat değişikliği, ikincisi sayfa sayısının artması… Temrin Mayıs sayısıyla daha modern bir ebada geçti. Ayrıca 48 sayfa olan hacmini, 60 sayfaya çıkardı, fiyatını da sabit tutarak büyük bir cesaret örneği sergiledi. Bu kriz ortamında köklü denilebilecek bu değişiklikler, okura güven vermesi ve edebiyat dünyasında sağlam bir yer edinmesi bakımından önem taşıyor.
Temrin’in Mayıs sayısı yine dopdolu… Selim İleri ile yapılan geniş ve doyurucu röportaj dikkat çekiyor. Türk romanından edebi şahsiyetlere kadar birçok konunun konuşulduğu röportaj, edebiyatseverler ve araştırmacılar için önem taşıyor. Bir başka röportaj da kanun virtüözü Göksel Baktagir’le yapılmış. Müziğe dair önemli tespitlerin ve itirafların yer aldığı bu röportaj hem müziği önemseyenler açısından hem de tarihe not düşmek bakımından önem taşıyor. Dergide Berat Demirci, Yusuf Özkan Özburun, Şeref Yılmaz, Tahsin Yıldırım gibi usta kalemler de dikkat çekiyor. Berat Demirci’nin “Telgrafın Telleri Telefonun Halleri” isimli denemesi hem tebessüm ettiriyor hem de düşündürüyor. Şeref Yılmaz “Çelebi Böyle Olur Bizde Trafik Dediğin” isimli denemesiyle, İstanbul’un trafik gib müzmin bir sorununa dikkat çekiyor. Tahsin Yıldırım, Sait Faik’in kitaplarına girmeyen bir öyküsünün perde arkasını gösteriyor. Yusuf Özkan Özburun başka bir yerde yayımlanmayan “Sefer Tası” isimli şiiriyle okuru selamlıyor. Birbirinden seviyeli ve kaliteli yazılarıyla yeni kalemlerin yer aldığı Mayıs sayısı bir ay boyunca okuru sözün estetik dünyasında ve edebiyatın mavi sularında gezdirecek.














