<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Edebistan.com e-Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.edebistan.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebistan.com</link>
	<description>Öykü, Şiir, Deneme, Eleştiri, Polemik, Söyleşi, Çeşitli Yazı ve Alıntılar, Fotoğraf Galerisi, Video Söyleşiler</description>
	<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 23:33:54 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>TEFEKKÜR YOKSA EDEBİYAT DA YOKTUR</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/tefekkur-yoksa-edebiyat-da-yoktur/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/tefekkur-yoksa-edebiyat-da-yoktur/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 23:33:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ÖMER LEKESİZ</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7866</guid>
		<description><![CDATA[Benim gazete yazarlarım, gündemdeki önemli konuları da ıskalamaksızın, üst bir dille yaşadığımız hayatın kaydını tutan yazarlarıdır. 
Onlar, bir meseleyi “efradını cami, ağyarını mani” bir şekilde ele almakla kalmazlar, çözümlerini de sunarlar yazılarında.
Akif Emre’yi, sınırlı sayıdaki bu yazarlardan biri olarak izler ve okurum. “28 Şubat kime darbe vurdu” başlıklı yazısını da böyle okudum. 
Edebi formasyonum gereğince [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/tefekkur-yoksa-edebiyat-da-yoktur/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>RECEP ŞÜKRÜ GÜNGÖR&#8217;LE SÖYLEŞİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/recep-sukru-gungorle-soylesi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/recep-sukru-gungorle-soylesi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 13:30:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDEBİSTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7859</guid>
		<description><![CDATA[
Sait Faik'in dostu Oran Veli, Ziya Osman Saba'nın dostu Cahit Sıtkı, Rasim Özdenören'in dostu Cahit Zarifoğlu... yani hikayeciyi en iyi anlayacak kimse şairdir. Şairi de en iyi anlayacak olan hikâyecidir. Hikâyeye özel yayın yapan dergiler var. Bir şiir bir de hikâye için özel dergiler. Başka türlerin bu şansı yok.
Şair ve Millî Gazete yazarı Cafer Keklikçi, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/recep-sukru-gungorle-soylesi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AYŞE KARA İLE İKİ SÖYLEŞİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/haticesaka/ayse-kara-ile-soylesi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/haticesaka/ayse-kara-ile-soylesi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:29:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HATİCE SAKA</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7851</guid>
		<description><![CDATA[

bir) SABAH, 14 MART 2010
İkinci romanı Lâl 'de İslami kültürde çok işlenmeyen bir konuyu, yitip giden kocasını beklerken başka bir erkeğe âşık olan bir kadını anlatan Ayşe Kara: "Dindar kadınlar da âşık olur, hiçbirimiz sanıldığı gibi rahibe değiliz. Erkeklerimiz de rahip değil," diyor
Ayşe Kara, bir anne. Üç kızı, bir oğlu var. İlkokulu bitirdikten sonra 'kız [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/haticesaka/ayse-kara-ile-soylesi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KÜÇÜK ARI&#8217;YI HİÇ EDERKEN&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/reyhanguner/kucuk-ariyi-hic-ederken/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/reyhanguner/kucuk-ariyi-hic-ederken/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 16:18:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>REYHAN GÜNER</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7845</guid>
		<description><![CDATA[
“Dokuz parmaklı bir kadın, kostümünü hiç terk etmeyen bir süper kahraman, kimlik buhranında aklını yitiren bir adam ve Nijeryalı bir göçmen; Küçük Arı.”
Küçük Arı, geçtiğimiz yılın aralık ayında okura sunulan ve buna rağmen ismini 2009 yılının en başarılı romanları listesine yazdırmayı başaran bir kitap. 2006 yılında yayınlanan Incendiary adlı kitabının aynı yıl yirmi ülkede basılması [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/reyhanguner/kucuk-ariyi-hic-ederken/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YILMAZ YILMAZ: RUHUM ÖYKÜDE KARAR KILDI</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/recepsukrugungor/yilmaz-yilmaz-ruhum-oykude-karar-kildi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/recepsukrugungor/yilmaz-yilmaz-ruhum-oykude-karar-kildi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>RECEP ŞÜKRÜ GÜNGÖR</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7842</guid>
		<description><![CDATA[
Bir garip âdem desem... Ben Adana'nın Ceyhan ilçesinde doğdum. Üniversiteye kadarki eğitim hayatım orada geçti. 1999'da Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümüne girdim. 2003'te mezun oldum. İlk görev yerim Çorum oldu. Çorum'da, şimdiki adı Samanyolu Koleji olan Murathan Koleji'nde çok güzel dört yıl geçirdim. Zaten şehirler bizim için güzel kılan insanlar değil midir? [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/recepsukrugungor/yilmaz-yilmaz-ruhum-oykude-karar-kildi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MART 2010 DERGİLERİ: Ğ, İKİNDİ YAĞMURU, TEMRİN&#8230;.</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mart-2010-dergileri-g-ikindi-yagmuru-temrin/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mart-2010-dergileri-g-ikindi-yagmuru-temrin/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 12:31:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDEBİSTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7833</guid>
		<description><![CDATA[Ğ DERGİSİ, SAYI: 6
6. sayısında Tanpınar’ı ağırlayan Ğ, özgün projelerine hız kesmeden devam ediyor. Alıştığımız soruşturmalarının yerini bu kez, sıra dışı bir yöntemle gerçekleştirilen söyleşiler almış. “Genç yazarların kendini yeterince ifade edememesi” sorununu kendisine dava edinmiş dergi, bundan böyle iki sayıda bir, genç bir yazarla söyleşi yapacağını duyuruyor. “Projenin” ikinci ayağında ise genç yazar, tercih [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mart-2010-dergileri-g-ikindi-yagmuru-temrin/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GELENEK SÖMÜRGENLERİ İÇİN, YENİDEN&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/gelenek-somurgenleri-icin-yeniden/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/gelenek-somurgenleri-icin-yeniden/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 23:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ÖMER LEKESİZ</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7839</guid>
		<description><![CDATA[Mithat Şen, hayatın özünü ve işleyişindeki iç-dinamikleri resmeden bir ressamdır… 
“Ladini” biri olduğunu söylese de metafizikle fiziğin ortak salınımında odaklanır sanat anlayışı ve bu yüzden resimleri ontolojik planda “kutsal” olanla irtibat halindedir…
“Bana göre böyledir” demeliyim aslında. Çünkü, sanat eseri sadece yorumlanır, hiçbir zaman tüketilemez. 
Bu vargılarımda, Zeynep Sayın’ın Şen resimleri ile ilgili okumalarının etkisi büyüktür. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/gelenek-somurgenleri-icin-yeniden/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ALLAH&#8217;A VE ONU SEVENLERE DOST</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/mekkiyassikaya/allaha-ve-onu-sevenlere-dost/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/mekkiyassikaya/allaha-ve-onu-sevenlere-dost/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:08:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MEKKİ YASSIKAYA</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7830</guid>
		<description><![CDATA[
Yazdıkça beni bir heyecan sarıyor. Kalb atışlarım hızlanıyor. Nefes nefese kalıyorum. İçim, med-cezire tutulmuş, inen-çıkan, çekilen-kabaran denizden farksız. Hafızam, şimşek hızıyla parlayıp sönen hayallerle dolup taşıyor. Zihnim, anıların akınlarıyla allak-bullak. Gözümün önünden bir bir renkli resimler akıp gidiyor. Düşündükçe, o günler bana masalmış gibi geliyor.”
Doğrudur, Hamit Can yazarken bir vecd içindedir.
Zor yazardı, yazdıklarını yayınlamakta da [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/mekkiyassikaya/allaha-ve-onu-sevenlere-dost/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>MİTHAT ŞEN: &#8220;GELENEK BU TOPRAKLARIN GENETİĞİDİR&#8221;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mithat-sen-gelenek-bu-topraklarin-genetigidir/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mithat-sen-gelenek-bu-topraklarin-genetigidir/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 21:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EDEBİSTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7828</guid>
		<description><![CDATA[
Bir sanatçıyı, Mithat Şen’i, ‘Gelenekten Çağdaşa’ sergisini tartışmak üzere niye seçtim? Her şeyden önce gelenek denilen hiç de homojenleştirilmeye, kolay kolay çağdaşlaştırılmaya gelmeyecek meseleye yıllardır büyük bir titizlikle ve zarafetle yaklaştığı için... Bir sanatçı olarak ‘Geleneğe çağdaş bir yorum getiriyorum’ demediği için... Bu coğrafyanın kendine ait özel bir imge üretme şeklinin ve şemalinin olduğuna inandığı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/edebistan/mithat-sen-gelenek-bu-topraklarin-genetigidir/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Başka bir edebi modernleşme mümkün müydü</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/abdulaziztantik/baska-bir-edebi-modernlesme-mumkun-muydu/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/abdulaziztantik/baska-bir-edebi-modernlesme-mumkun-muydu/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 19:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ABDÜLAZİZ TANTİK</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7824</guid>
		<description><![CDATA[
Varlık Dergisinin Şubat 2010 1229 sayılı sayısında ‘Başka Bir Edebi Modernleşme Mümkün Müydü?’ sorusu eşliğinde bir dosya yayınladı. Savaş Kılıç imzası ile bir tartışma dergi sayfalarında yer aldı. Tartışmaya Hilmi Yavuz, Sabit Kemal Bayıldıran, Özdemir İnce, Hulki Aktunç, Güven Turan, Ömer Lekesiz, İbrahim Yıldırım, Murat Gülsoy ve Baki Ayhan. T. Fikirleriyle katkıda bulundular.
Varlık Dergisi, yaşanan [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/abdulaziztantik/baska-bir-edebi-modernlesme-mumkun-muydu/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ÖMER LEKESİZ&#8217;LE SÖYLEŞİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/omer-lekesizle-soylesi-4/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/omer-lekesizle-soylesi-4/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 21:05:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ASIM ÖZ</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7802</guid>
		<description><![CDATA[
-Son dönemde sanat konusunda gazete yazısının sınırları içinde  güncel ve sorgulayan yazılar yazıyorsunuz. Bir sinema eleştirmeni eleştirememekten muzdarip olduğunu söylemişti bir söyleşide. Sayfa hali yani yer olmaması dolayısıyla. Oysa eleştirinin yeri genelde dergilerdir. Bu yüzden, dilerseniz söyleşimize şu soruyla başlayalım: Bir kitabı ya da bir konuyu bir köşe yazısında ele almanın güçlükleri neler? Bir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/omer-lekesizle-soylesi-4/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AYŞE KARA İLE &#8220;LAL&#8221; ÜSTÜNE ŞÖYLEŞİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/ayse-kara-ile-lal-ustune-soylesi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/ayse-kara-ile-lal-ustune-soylesi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 20:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ASIM ÖZ</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7794</guid>
		<description><![CDATA[
- Okurlar sizi Refia Sultan isimli romanınız ile tanıdılar. Tabi bu arada yazdığınız öyküler de var. Romana uzanan süreç nasıl gelişti? Refia Sultan’ı okura böylesine sevdiren neydi?
- Saltanatın, Erkin, acz, aşk ve ölümle karşılaşmasıydı Refia Sultan’da anlatılan. Gücün, acze yenik düştüğünü görmüştük. Tanzimat dönemine; tam da büyük bir kırılma noktasına denk düşüyordu hikaye. Refia da [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/asimoz/ayse-kara-ile-lal-ustune-soylesi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KAZA VE KADER ARASINDA &#8220;LAL&#8221;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/cemal-sakar/kaza-ve-kader-arasinda-lal/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/cemal-sakar/kaza-ve-kader-arasinda-lal/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 20:35:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>CEMAL ŞAKAR</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7791</guid>
		<description><![CDATA[
Ayşe Kara'nın ikinci romanı Lâl, Timaş Yayınlarınca (Şubat 2010) okura sunuldu. Günümüz romanında baskın bir eğilim olarak görünen postmodern gerçekçiliğe sırt dönerek, klasik tarzda yazılan romanda, Sermüezzin ailesinin üç kuşak boyunca yaşadığı değişim, dağılma ve kırılmalar ana tema olarak işlenmektedir. Ailenin yaşadıkları 20. yüzyılın başından itibaren romana konu olmuştur. Bu bakımdan, romanın 'hikaye zamanı' 1850'lerden 1999'lara [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/cemal-sakar/kaza-ve-kader-arasinda-lal/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SİZİN KİTSCH&#8217;İNİZ KAÇ PARALIK?</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/sizin-kitschiniz-kac-paralik/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/sizin-kitschiniz-kac-paralik/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ÖMER LEKESİZ</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7784</guid>
		<description><![CDATA[Doğan Hızlan’ın Cuma günkü “Kültürel belleğimiz görsel sınavdan geçiyor” başlıklı yazısını okudum önce.
İstanbul Modern’deki, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleşen “Gelenekten Çağdaşa” / Modern Türk Sanatında Kültürel Bellek” adlı sergiyle ilgiliydi yazısı. 
Hızlan’ın sanatsal konulardaki “sevgi yüklü” bakış açısı herkesin malumudur: “Sanat olsun da ne olursa olsun” demekle kalmaz, bu bağlamda yapılan her [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/sizin-kitschiniz-kac-paralik/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>INTELIJANSIA</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/leylakaraca/intelijansia/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/leylakaraca/intelijansia/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:30:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>LEYLA KARACA</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7722</guid>
		<description><![CDATA[  geriye tek bir şey kalıyor
  yaşaması için o durgunsuyu akıtmak

I.

şimdi ben bu sessizliği ne yapacağım
ne yapacağım yatağımdakıvrılmış
aç yatan şu yalnız kelimeyi
  kımıltısız başaşağı
göğsümde ne zamandır bir ağrı öyle ağır
sen ışığa tutsan geçecek bir de
sonra o kırılgan yanımı görsen
 hiçliği sınayıpduran
 delice

II.

bu hayat celladının gözlerine bak
bak ki neymiş muradı ne demeye bu [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/leylakaraca/intelijansia/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>HALAM, FRANKFURT&#8217;A HİÇ GİTMEDİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/halam-frankfurta-hic-gitmedi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/halam-frankfurta-hic-gitmedi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7724</guid>
		<description><![CDATA[
Frankfurt Kitap Fuarı’nda katılacağım panelin konusuydu:“Türk edebiyatında kültürel tartışmaların odağında kadın”… Jaklin Çelik ve Ayşe Kulin’le tartışacaktık bunu…
… 
Halam Nazmiye Hanım, bu yılın Haziran ayında, 77 yaşına bastı.
77 yaşında ve hiç evlenmemiş  bir kadın, Türk Edebiyatı hakkındaki kültürel tartışmaların odağında yer alabilir mi? Cümleyi onun tam da hastanede yattığı  odanın kapısının önünde içimde evirip çevirerek, tüm teferruatlarından arındırarak, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/halam-frankfurta-hic-gitmedi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BANDIRMA VAPURU</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/mihribaninankaratepe/bandirma-vapuru/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/mihribaninankaratepe/bandirma-vapuru/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:28:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MİHRİBAN İNAN KARATEPE</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Öyküler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7726</guid>
		<description><![CDATA[
 İlçe milli eğitim müdürü koşa koşa kürsüye gelen küçük kızın yanaklarını iki avucunun arasına aldı ve şapadanak öpüverdi. Hem de iki yanağından… Bununla da yetinmeyip neredeyse tombul yanaklarından iki de makas alacaktı. Kısacık boyu, sevimli duruşu ve hayret dolu iri gözleriyle ilkokul öğrencisi izlenimi veriyordu. İster istemez parmakları ucuna yükselmiş olmalıydı yanakları öpülürken. Adam [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/mihribaninankaratepe/bandirma-vapuru/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AYARTI/YAZI</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/mehmetnarli/ayartiyazi/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/mehmetnarli/ayartiyazi/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:27:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MEHMET NARLI</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yeni Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7728</guid>
		<description><![CDATA[istemedim hiç istemedim sesimle örtmek sizi
giydirmek hurufata incelikli bin hurafe
masum kalasınız diye ortasında yazının
gizledim dil suyunun acılığını

şiirden artakalandır şairin kendisi
ve ekşitir söylenenden artakalan adamı
diyemedim ki ölümdür şiir dua değilse
 insanı unutuşun buluşma noktası

istemedim kavurup geçtiyse de içimi
sürgünden kurtuluşu imlemek için
gururla düşmek yazının karasına
 sıcak uyuşmalardır çünkü imgelerin ayartısı

 sen sevgili isteyen yarasını kanatan çocuk
vehimleri onarmak [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/mehmetnarli/ayartiyazi/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>EYLEMİN EPİSTEMOLOJİK TEMELİ OLAN BİLGİ VE ZAN</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/kadircanatan/eylemin-epistemolojik-temeli-olan-bilgi-ve-zan/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/kadircanatan/eylemin-epistemolojik-temeli-olan-bilgi-ve-zan/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KADİR CANATAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7730</guid>
		<description><![CDATA[
Yaşadığımız hayat ve bu hayat içindeki eylemlerimizin iki temel üzerine kurulduğunu söyleyebiliriz: “Bilgi” ya da “zan”. Bunun dışında başka bir bilgi alanı yoktur. Bilgi alanı, aydınlığı; zan alanı ise karanlığı temsil eder. Bilgi arttıkça, aydınlık alan genişler, karanlık alan ise daralır. Yaşam, karanlık ile aydınlık arasında gelip gider. 
Zan, “bilgi”nin zıddıdır. Hangi bilginin diyeceksiniz? İlk [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/kadircanatan/eylemin-epistemolojik-temeli-olan-bilgi-ve-zan/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAĞMUR</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/fadimekaya/yagmur-2/2010/03/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/fadimekaya/yagmur-2/2010/03/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 22:25:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FADİME KAYA</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Öyküler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7732</guid>
		<description><![CDATA[
Bu sabah da güneş vurmuyordu pencereden. Birkaç gündür odanın dört tarafını gri bir renk kaplıyor, meftun olmadığımız karanlık ruhun ötelerinde yer buluyordu. Koyu bir elbise giymiş gökyüzüne bu kaçıncı bakışımdı camdan. Dışarıya çıkıpçıkmama konusunda tereddütte idim. Her perdeyi araladığımda yağmur buluttan iznini çoktan koparmış bir edayla yağıyor, bugün asla durmayacağını hissettiriyordu. Sonunda çıkmaya karar verdim. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/fadimekaya/yagmur-2/2010/03/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
