BİZ ADAMLAR
1 Mayıs 2013 - 11:21

BİZ ADAMLAR

Biz yüreği dingin denizlere açılan adamlarız, Ufuklarda şahlanan bir dirilişe, Adanmış ruhlarımızla resmediliriz varoşlarda. Biz bir ölür bin dirilen adamlarız, Kimimizin Selahaddin’dir adı kimimizin Hamza, Kimimiz Hüseyin’izdir. Bizler direnişin onuruyla, mürekkebin şuuruyla, özgürlük muştularına dokunan , merhamet dokunuşuyla tanınan adamlarız…. Biz özleyen, bekleyen, çay okuyup, kitap içen, dua eden adamlarız....

Biz yüreği dingin denizlere açılan adamlarız,
Ufuklarda şahlanan bir dirilişe,
Adanmış ruhlarımızla resmediliriz varoşlarda.

Biz bir ölür bin dirilen adamlarız,
Kimimizin Selahaddin’dir adı
kimimizin Hamza,
Kimimiz Hüseyin’izdir.
Bizler direnişin onuruyla,
mürekkebin şuuruyla,
özgürlük muştularına dokunan ,
merhamet dokunuşuyla tanınan adamlarız….

Biz özleyen, bekleyen,
çay okuyup, kitap içen,
dua eden adamlarız.
Her ağlayanın gözlerinde yaş olabilen adamlar,
Hüzünlenen, kederlenen, öfkelenen, sevdalanan,
yıldızlara yaslayıp yüreğini rüya gören,
hayal kuran, hayatın tam ortasında,
hayatın kalbine dokunan adamlarız…

Hüsnü hat bahçelerinde dilşikest bir minyatür,
Serfiraz bir nakışız bizler…
Mağrur ırmakları kem bahtımıza süren adamlar yani…

Kimine göre deliyiz kimine göre evliya,
Kimine göre ise serseri şehir veletleri…
Saçlarımızı rüzgarlara savuran adamlarız bizler,
hesapsız, içten riyasız, telaşsız göğe bakma derdinde,
Göğe vurgun bakışlarıyla kente koşan adamlar…

Biz iman eden adamlarız,
Allah için severiz birbirimizi
Ve tüm hesaplarımız Allah adına, Allah içindir
Biz ALLAH diyen adamlarız.

İnanan, titreyen, yalvaran, yakaran, dua eden vicdanlı adamlar…
Komşusu aç yatarken kendisi tok olamayan adamlar…

Biz şiir kokan adamlarız,
Saçlarımıza devrim türküleri değmiştir,
Kah Filistinli bir çocuk olur yüreğimiz
Kah uzanır Afrika’ya açlığın kalbine dokunur.
Biz tennuresi hüzün kokan adamlarız
biz hüzne ve kedere,
iyiliğe ve kötülüğe,
güzele ve çirkine,
hayata ve ölüme
selam gönderen adamlarız

biz birbirini yüreğinden tanıyan adamlarız
melankolik yağmurlarda saçlarını ıslatan adamlar.
gecenin bir vakti tütün çeken,
sevdasını demli çaya gömen adamlarız…

eylül yorgunu saçlarımızla
doludizgin seven adamlarız işte
evsiz, yurtsuz, mekansız…

yaşamak için geç, ölmek için erken doğmuş ,
şiir kokan adamlarız.

avuçlarından güneşler doğurtabilen geceye inat.
Bütün ayrılıklara inat, her gün biraz daha sevebilen
öylesine yakışıklı,
öylesine afili,
öylesine yürekli,
öylesine cesur adamlarız…
“biz koşu bittikten sonra da koşan” adamlarız…