FİLİSTİN’İN EBABİLLERİ

FİLİSTİN’İN EBABİLLERİ
5 Şubat 2018 - 10:31

“Göklerin ne yaman güzel filistin Gündüz bile görünüyor süreyya”   İtibar Dergisi, Ocak 2018 sayısında, “Kalbimizin gündemi Kudüs” diyor. ‘Kudüs İçin’ başlıklı sunuş yazısı, “Kudüs için her türlü fedakârlığı ve çabayı göstermeliyiz. İtibar dergisi olarak elimizden gelen işlerden biri de okuyacağınız bu dosyadır” diyor ve ekliyor, “İnancımız odur ki, bu...

Göklerin ne yaman güzel filistin

Gündüz bile görünüyor süreyya

 

İtibar Dergisi, Ocak 2018 sayısında, “Kalbimizin gündemi Kudüs” diyor.

‘Kudüs İçin’ başlıklı sunuş yazısı, “Kudüs için her türlü fedakârlığı ve çabayı göstermeliyiz. İtibar dergisi olarak elimizden gelen işlerden biri de okuyacağınız bu dosyadır” diyor ve ekliyor, “İnancımız odur ki, bu son olaylar, uyanışımıza vesile olacaktır.”

Dosya, Ömer Lekesiz’in iki güzel Küdüs fotoğrafıyla başlıyor. Hasan Aycın’da yer yer çizgileriyle renk katıyor, dergiye.

Kemal Öztürk, İsrail’in ezanı susturma girişimlerini hatırlatarak, ezanın Kudüs üzerindeki tılsımına dikkat çekiyor, “Ezan, İnsan, Kudüs” yazısında.

Taha Kılınç, Osmanlıdan günümüze “Kudüs’te bir semtin hikayesi”ni, Şeyh Cerrah Mahallesini ele alırken, dedelerimiz gibi “Kudüs’ü karış karış bilme sorumluluğumuzu yerine getirme noktasında ciddi adımlar atmaya ne zaman başlayacağız?” diye soruyor.

“Varoluş Bilinci Olarak Kudüs” yazısında Sibel Eraslan, Kudüs’ün bizim ve insanlık için önemine dair tespitlerde bulunuyor. “Kudüs ruhumuzdur, kalbimizdir ve ümmetin beka mevzuudur” tespitinin yanında, Nuri Pakdil’in; “Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır” dizelerine atıfta bulunarak, buradaki “insanlık” vurgusuna dikkat çekiyor ve “Kudüs’ün insan onuruna yaraşır geleceği, Filistin’i ve dünyayı kana ve zulme boğan Siyonizm’in durdurulmasına bağlıdır” diyor.

“Kudüs’ten Bana Kalan Satırlar” yazısında Saniye Şişman, Mescid-i Aksa imamından Eyüb Sultan Hazretlerine selam getirdiği Kudüs seyahati anılarını paylaşıyor bizlerle.

Ayrıca dergide, İbrahim Kalın’ın, “Ben, Öteki ve Ötesi” kitabından, Kudüs’le ilgili anekdotlara yer verilmiş.

Ahmet Murat’ın “Naneli Çay”ı, “Kudüs böyle bir yerdir: Maddi ve manevi bir kavşaktır. Her zaman mecburen yolumuzun üzerindedir. Bizi buluşturur, kendisi hakkında konuşturur, dert ya da deva olur” sözlerinde demlenmekte.

“Ben yıkılırsam herkes yıkılır” yazısında Mehmet Dinç, ailenin bütün yükünü yüklenmiş bir Filistinli annenin haykırışı olan bu sözün, aslında Kudüs’ün sözü olduğunu belirterek, “Kudüs dile gelse bunu söyler, böyle söyler” sözleriyle kalbimize dokunuyor.

Filistin’in 15’lilerini anlatan Sernur Yassıkaya, onlara “Filistin’in Ebabilleri” diye sesleniyor: “Fevzi el-Cuneydi, 7 Aralık 2017’de yaşanan üçüncü intifada ile, işgalci Siyonistlerin, kırk yıl sonra dahi Filistin ebabillerinden ne denli korkmaya devam ettiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.”

Ayhan Demir, İsrail Sorunu başlıklı yazında, sorunun çözümünün bir ve birlik olmakta olduğunu söylüyor: “Oyunu bozmanın yegâne yolu, İslam ülkelerinin birlik olması, İslam İşbirliği Teşkilatı’na mensup ülkelerin kader birliği yapmalarıdır.”

Kendisini bir Kudüs neferi olarak gören Mustafa Özel ise, bir Kudüs seyahatinden sonra serencamını, “En yakın zamanda özgür Kudüs’ü ziyaret etmek, en büyük muradımdır” diyerek noktalıyor. Kudüs seyahatinin çok etkileyici olduğunu söyleyen Özel, “Bir daha gitmek, hepimizin ortak arzusuydu” diyor. Özel, gezinin can alıcı noktasını şöyle anlatıyor: “Harem’e girme imkânı tanınmadığından üzgün bir şekilde geri dönerken, Şam Kapısı’nın önünde amfitiyatroya benzeyen mekânda, merdivenlerde arkadaşların durmalarını istedim, burada bir şiir okumanın yerinde olacağını söyledim. Gün Doğmadan’ı çantadan çıkardım, Alın Yazısı Saati’ni açtım, Kudüs ile ilgili o muhteşem bölümü okudum. Kudüs’ün semasına, bulutlarına, zeytin ve hurma ağaçlarına, taşına toprağına bir yudum şiir bıraktık.” Yazısında okurları için bir Filistin, Kudüs kitap listesi de sunan Özel, şiir olarak da Sezai Karakoç’un Alın Yazısı Saati’nin ilk bölümünü, Nuri Pakdil’in Anneler ve Kudüs’ünü ve merhum Akif İnan’ın ölümsüz şiiri Mescid-i Aksa’yı zikrediyor.

“Her Yıl Biraz Daha Yakın” yazısıyla Samet Doğan, okurlarıyla güzel bir anısını paylaşmış: “Gazze sahillerini izleye izleye Ömeri Camiine ulaştık. İmam hutbe okurken yanına oturduğum seksenli ihtiyar göz ucuyla bana bakıyordu. Bir yabancı olduğumu anlamıştı. Fısıltıyla Türk olduğumu söyledim. Önce parıldadı gözleri ve ardından doldu. Ağlamaklı gözlerle gözlerime bakarak elini elimin üzerine koyduğu sırada imam Kudüs’ün yeniden Müslümanların olması için dua ediyor ve cemaat hep bir ağızdan “amin” diyordu.”

Kudüs dosyasına şiirleriyle katkıda bulunanlar ise şöyle; Müminlerin Baharı şiiriyle İbrahim Tenekeci, Silahsız El şiiriyle Zülal Sema, Cüneyd şiiriyle Nadir Aşçı, Kudüs Avazı şiiriyle Ali Emre.