DOLUNAY KÜSMEDEN DALGALARA
- 1 -
Mavi gözlere vururken denizin dalgasındaki heybet
Elbette bir yerlerde kaybolup gider adsız
“Yine malum ayrılıkların nedeni olsun” der her zaman
Yangınları ararken bir adam ceketinde beş parasız
Hangi uğultudur ki geceyi sevk eden karanlığa gebe
Oysa gider sürekli insan uzakların makamında
Hiç bir armağan bırakmazken geriye..!
Bir çocuğu beklemek kadar kutsaldır aydınlık
Hiçbir seferde ihanet etmez rahmine..!
- 2 -
Şimdi hür vakitlerin daralttığı bir anda
Ki bırakıp peşine düşmüştü yolcuların yolları
Çünkü kaybettiği yerde bulur son durağı
Gelirken emanetinde bir avuç hazırlanan toprak
Baharda yeşerirken güller kıskanır
Sormaz sebebini cinsiyetin talebi
Ve neden geldiğini bilmez dünyaya hoyrat
Ömre kalırken ölümün cilvesi..!
Uçurumlar kadar esrarengizken vakit
Tarihin alnının ortasındadır hayat..!
- 3 -
Söylesene kaç dağda bir ölüm ömre gider
Sonsuzluk yolunda azap platonik aşklar gibi
Savrulmaz tenine bir kadının ter kokan vücudu
Ve hiç bir seferde affetmez son sözlerinde hasret
Bırakmazken ellerini el olmuş bir aşkın
Ben hep giderim gitmelerin diyarına
Kavuşmalar bir köşede bekleye dursun
Dolunay küsmeden dalgaların parıltısına..!
Hiçbir duada reddedilmez sarhoşluk beyanı
Halil İbrahim’in sofrasına nasip olsun..!
Yalnızlığımı çalarken yaradandan bir anka kuşu
Kendini yakıp yarattığı küllerde kahrolsun..!