CİM-GÜZDÜ
kalırken söylerim
yazdan sonra sonbahar
bir güz ikindisi
akşamüzeri içtiğim çay gibi
güneşler batar penceremden
perdelerim kefen bezidir zamanın
sallanır araf çığlıklarda.
cim
sana harflerin en çığırtkan sesleriyle bulaşırım
dilinde vebal şiirlerim
kesilir şebekeler, kısa metrajda cinnet mahâlim
kanla belirgin son şiirim ıslak bir zeminde
cim
dalında güzeldi yapraklar, halbuki sonbahar
uçurdu bütün mevsimleri aniden
hüzün buladı bu kente, hüzün
kırdı renkleri, artık sarıdan bir kuledir
kurduğum hayaller
cim
duymadın kaç gece geçti
haber-siz- sensiz, sözleri derdim, kimsesiz
duymadın kaç sabah etti kış
kovdum sözleri, yağıldı yağış
kırıldı sonra umut
anladım da görmemezlik edemeyeceğim
mevsim güzdür
cim
duyar mısın şarkısını leylanın
eylüle saçlarını dökmüş, taratmış
kanaviçesi bir mutluluk olmuş sanki
duy sabahını duy eylül-ümtrak
leylanın şarkısıdır güz
o söyler bütün hazanları
o söyler
bütün
cim
duymadın mı daha, voltajı yüksek bir akımın
son kertesinde, bir düş belirmiş cereyan renginde
demişler ki giden yiğitler, sarı yapraklardadır
her gelenin sesi, ayaklar altındaki çatırtıdadır
cim
hazan ve dedi ki güz
sesinde ölür artık eylül
ve leyla bulanır suda
kaybolur sokağında her hüzün
yaklaşır beyaz örtü