KIZGINDIR ALFABEM

Kızgındır alfabem
Kırılmış kalemin ucundan yayılan mürekkebe
Ve de sabaha ki
Andolsun yüreğim ince bir sızı da
Yalvarırken gel diye
Sen oradaydın
Gördün niyazlarımın
Sabahı etmeyecek seslerini.

Pörsümüş lügatler çıkar devrimden
Devrim ki zamanları yutmuş bir canavar
Ellerine alıp saatleri
Atmıştır bir kuyuya

Zamanlar kaybolurken içimde
Sen
Oradaydın
İzliyordun seyirlik oyunumu
Ben tam ölürken
Çıkıp ortaya aniden
Baltalıyordun
Yalnızlığı

Feza da gülümser
Gülümser bir kuş olup da konunca dudaklarına
Anlarım gülümserin gülüşünden
Gülümseyen kadın halini
O zaman sererim
Sererim benimdir diye
İsmine değer gülümsemeler.
Gülerim.

Kızgındır alfabem bakmayın öyle
Mürekkebi tüketince anılar
Kırılmış kalemim sivrilir
Saplarım bedenime
Aşk sözlerini.

Bıçkın dikiş, yarım bir söz
Eder kalbinde saklanışım
‘’Buldum seni’’ ‘ler
Hadi sobeledin yine beni
Vurdun saatin tokmağıyla
Büyücek bir ayrılık ettin.
Hadi öldüm
Ee hadi gel.

Mono faz

Ellerimi değdirtmem hüzne
Salarım güze vurulur firuze
Kıl beni üzerine titredim
Anla işte mahvoldum.

Kırığın alnında yara
Büyümüş hikâyesini sunuyor anılara
Bu yüzden kırgındır alfabem
Kadim elifim
Hüzünsel sebebim
Anla işte lâmı cimi yok
Defterime yazılmıştır
Bir kere ölümler.

The end

Kaybedilen ardından bulunan
Bir hikâye gibi sömürülen
Aşk masallarında değilim ben
Kapadım kepenkleri artık
Aşk saltanatını sürsün diye
Yüreğimi delişmen bir renge
Boyadım sabah akşam
Ölümlerle birlikte.


  Şiir Çalışmaları