YERLİLERİN ŞİİRİ

Solgun ama aydınlık olandan haber vereyim size
Es geçilen, yok sayılan ama var olandan
Hani cahilliklere öfke dindirme kişilerinden
Temmuz güneşini giymişlerden
Ve gülden başka kılıç bilmeyen
Elleri nasırlı, yüreği kor yerlilerden

Kurbandan önce kurbandırlar her içli sese
Kıvrılan katlanan hüzünlerin sahipleri
Bakımsız arka bahçelerde yeşeren
Saray bilmeyen çiçeklerdir ki onlar
Öpülen eteklere el silmişlerdir
Tükürürler taçlardan akan kibre

Söz kuşanmışlardan ve silah bilmeyenlerden
Bir kahvenin kırk yıl hatırını sayıp
En büyük düşmanlıkları affedenlerden
Öperse eski bir seccade öper pak alınlarını
Bütün bir insanlığı taşır şuncacık yürekleri
Onlardır yağmura hazırlayan kalabalıkları

Taze bir mezara dökülen sudur onlar
Musalla yalnızlarını beklerler lahavle makamında
Hayatları yoktur bir emanettir taşıdıkları
Gözyaşından tanırsınız onları maskesizdirler
Hangi devir hangi zalim olursa olsun
Suda Musa, ateşte İbrahim, Kerbela’da Hüseyin’dirler


  Şiir Çalışmaları