Toprağa atılan her tohum çıkmaz. Kimini kuşlar yer, kimi çürür zayi olur. Elindeki tohumları toprağa atmada acele et. Büyük devlete giden yol sabırla çalışmaktan, acele çalışmayı bırakmamaktan Yazının devamını oku.
Toprağa atılan her tohum çıkmaz. Kimini kuşlar yer, kimi çürür zayi olur. Elindeki tohumları toprağa atmada acele et. Büyük devlete giden yol sabırla çalışmaktan, acele çalışmayı bırakmamaktan Yazının devamını oku.
Öykünün bileşenlerini, biçim ve içerik olmak üzere iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Biçim, öykünün; dil, dilin kullanımına bağlı olarak biçem, mekân, zaman, kişiler, bakış açısı, Yazının devamını oku.
1980 sonrasını medya araçlarının patlaması ve çeşitlenmesi olarak nitelemek sanırım yanıltıcı olmaz. Gerek radyo, televizyon, gerekse gazete, dergilerdeki çeşitlilik neredeyse bir bombardımana dönüştü. Radyo ve Yazının devamını oku.
Annem’in son çizdiği resimlerden birisi; “Mısır Sürgünü’nde Meryem Ana”… Bunu benim için çizdi. Tam karşımda oturuyor dokuz aydan beri. Hz.Meryem hakkındaki okumalarıma destek kabilinden. Yıpranmış Yazının devamını oku.
Beylerbeyi İskele meydanında oturuyorduk. Şiir, deneme, dergi derken Boğaz’ın tarihi de ilgi odağımız oldu birden. İkimiz de yazıyorduk ve ikimiz de Boğaz’ın Anadolu yakasında oturuyorduk. Günlerdir kafamda dolaşan bir fikir vardı. Yazının devamını oku.
18. yy.da materyalist - pozitivist akımların karşısında, Maurice Blondel’in L’action eseriyle başlatılan hareket felsefesi, insan hareketlerinin aile, toplum, vicdan, devlet, sosyal yaşam ve insanlık basamaklarından Yazının devamını oku.
Hiçbir mezar taşı kitabesi, doğruyu, salt doğruyu, yalnız doğruyu söylemez. (Cemil Meriç) Yazının devamını oku.
Aşk, ötesine hurufat yetmez.
Aşk, ötesi yazılmaz müntehir yapraklara.
Aşk, ötesine titrenilir ve sükût çığlıklara gömülür. Yazının devamını oku.
I. Edebiyat
Bir edebiyat tarihçisinin ironi ile “yazarlara ihtiyacı olmayan bir edebiyat” olarak nitelediği, edebiyatın tek tek eserlerden bağımsız cisimleşmiş bir varlığı olduğu yanılgısı edebiyat eleştirisini olumsuz bir şekilde Yazının devamını oku.
Türk edebiyatında en çok işlenen temalardan biri de Doğu-Batı ayrımıdır. Gelenek-modernite, ilericilik-gericilik, alaturka-alafranga, muhafazakârlık-çağdaşlık ayrımları olarak da çoğaltabileceğimiz zıtlıkların Yazının devamını oku.
Sokaklarda mızıka çalan çocuk
Seni de vuracaklar bir gün
Aldırma, meydan oku!
Mızıka çalmana devam et… Yazının devamını oku.
Özgürlük, yaklaşık son üçyüz yıllık süreçte taşıyacağından daha fazla anlamlar yüklenmiş en siyasî kavramlardan biridir. Kavram kısa zamanda; bireyliği keşfetmenin, tabuları yıkmanın, daha güzel yarın vaatlerinin, inançların Yazının devamını oku.
İnsanın inanç tarihi, doğaya yüklenen gizil anlamlarla doludur. Olağanüstü kavramıyla açıklamaya çalıştığımız alanda, inanma ihtiyacının ilk insandan bu yana form değiştirerek evrimleştiğine ama temel doneler etrafında bir Yazının devamını oku.
Kar yağıyor lapa lapa
Yeryüzü gelinliğini giyiniyor
Sevgi kelebekleri berfin berfin Yazının devamını oku.
1980’lerden sonra ülkemiz dünyayla eşzamanlı bir hâle getirilirken, buna bağlı olarak da siyaset yeniden tanzim edilmeye başlandı. O tarihe kadar ki liderler, siyasi partiler ve siyasi anlayışlar, Yazının devamını oku.
İnsanlık tarihi arayışın da tarihidir. Destan çağları, nihayetinde görsel bir çağa vardı. İnsanın arayışı, onu nereye götürmüşse, edebiyat da orada şekillenmiş, oradan üretilmiştir. Yazının devamını oku.
İçimde kaynayan kızıl kıyametlere aşı vuran güneş, dua dua çekiyor yeryüzünden eteğini… Penceremden süzülüyor güneşin batışında aheste aheste çağırdığı hüznün kasvetli buhranları sayfama. Yazının devamını oku.
İbrahim Demirci’yi, Arapça ve Fransızca’dan yaptığı tercümelerinden, Edebiyat dergisi ortamında neşv ü nema bulmuş şiirlerinden, gazetelerde uzun yıllar sürdürdüğü “dil” odaklı yazılarından tanıyoruz. Demirci, Yazının devamını oku.
Ülkemizde Tanzimat’la günyüzüne çıkan modernleşme sancıları, aslında yeni bir iktidar kurma gayretinin sonucuydu. Üst üste alınan askerî yenilgilere çare aramak için, Osmanlı Batı’nın teknolojisine ilgi duymaya Yazının devamını oku.
Susuyordu. Bir kucak dolusu közü yüreğinde taşıyarak susuyordu hem de. İnsanların gözlerine bakamayarak, tebessüm ede ede yürüyordu kalabalıkların arasında. İçinde bulunduğu sancıyı ifşa edememenin sıkıntısı Yazının devamını oku.
