<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebistan.com e-Edebiyat &#187; Alıntı Deneme</title>
	<atom:link href="http://www.edebistan.com/index.php/kategori/alintilar/alinti-deneme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebistan.com</link>
	<description>Öykü, Şiir, Deneme, Eleştiri, Polemik, Söyleşi, Çeşitli Yazı ve Alıntılar, Fotoğraf Galerisi, Video Söyleşiler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 22:35:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>HAYATIN MİSAFİR ODASI</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/mervekocakkurt/hayatin-misafir-odasi/2010/04/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/mervekocakkurt/hayatin-misafir-odasi/2010/04/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 22:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MERVE KOÇAK KURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=8022</guid>
		<description><![CDATA[
Hayatımın misafir odasındaydın sen. Kaç zaman oldu bilinmez. Ne zaman gelmiştin ne zaman başköşesine oturuvermiştin bilmiyorum. Aslında sen değil, gölgen daha çok hüznü  bu kadar anlamlı kılan benim için. Bir sürü oda içinde neden misafir odamı ...tercih ettiğini bilmek zor ama yine de güzel.

Geride bıraktığın gölgeni almaya gelirsin bir gün diye ben hep aynı odasında bekliyorum hayatın.   Yeşil ve [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/mervekocakkurt/hayatin-misafir-odasi/2010/04/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>selamı kürke göre verenler</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/selami-kurke-gore-verenler/2009/12/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/selami-kurke-gore-verenler/2009/12/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 23:07:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=7160</guid>
		<description><![CDATA[
Kimse kimseye selam vermiyor farkında mısınız? Yani eskiden belli bir sebep olması gerekmiyordu insanların selamlaşması için, hatta tanış olmak bile gerekmezdi, karşılaşmak yetiyordu... 
Selamun Aleykum sözü neredeyse tarihe karıştı, selam veriyorsunuz, “size de iyi günler” diye gelince cevap, kendinizi suç işlemiş gibi hissediyorsunuz...  
Demokrasiden bu kadar çok vurguyla konuşurken, bir arada yaşamaktan, toplumsal barıştan bu [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/selami-kurke-gore-verenler/2009/12/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hz. meryem annemizdir</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/hz-meryem-annemizdir/2009/08/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/hz-meryem-annemizdir/2009/08/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 22:26:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=6091</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili Efendimiz’in (s.a.v) hurma dalıyla yere çizdiği dört uzun çizgi, dört güzel ve örnek annemizi anlatıyordu demiştik… Bu uzun çizgilerden birisi Hz. Meryem’dir ki; ismine künyelenmiş 2 büyük sûrede ve 34 ayette kendisinden övgüyle bahsedilmiştir... 

Kur’an-ı Kerim’in Meryem ve Al’i İmran Sûreleri başta olmak üzere pek çok ayet, kadın-erkek hepimize Hz. Meryem’in Allah yoluna vakfedilmiş [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/hz-meryem-annemizdir/2009/08/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ilk abdest</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/ilk-abdest/2009/08/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/ilk-abdest/2009/08/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 21:38:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5986</guid>
		<description><![CDATA[
Şimdi ikisinin de elleri, dünyada Muhammedi öğretiye göre alınacak ilk abdestin içindeydi. 
Dünyada Muhammedi abdesti alan ilk iki kişi: Sevgili Efendimiz ve eşi Hz. Hatice Annemiz. 
Birbirlerine gülümseyerek baktılar ilk abdest öncesinde... 

Suya vardılar sonra...  
SU: Arınma... 
Uyanma... 
Hatırlama... Dirilme... 

Bunların hepsi suyla birlikte gelenlerdi... 
Bu ellerle girişilen ilk kulluk temeli, işte suyun üzerine bu eksiksiz [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/ilk-abdest/2009/08/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yorgun olmayan kızlar caddesi</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/yorgun-olmayan-kizlar-caddesi/2009/08/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/yorgun-olmayan-kizlar-caddesi/2009/08/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 02:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5957</guid>
		<description><![CDATA[
Sürekli Eğitim ve Dayanışma Derneği SEDAV’ın öğrenci ve öğretmenleriyle birlikteydim dün... 

Bir kısmı SEDAV bünyesinde, bir kısmı ise yurt dışında tahsil gören kız öğrencilerle hasbihal etmek, insanı yeniliyor, gözünü kalbini yıkayıp açıyor...  
Yaz günlerinin alışık olmadığımız sıcakları ve neminden midir bilmiyorum... 
İstanbul yorgun argınmış gibi geliyor bana. Tam da “örtülü ablaların” başörtüsüne dair bir kısmına [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/yorgun-olmayan-kizlar-caddesi/2009/08/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kadınlar ve kitapları</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadinlar-ve-kitaplari/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadinlar-ve-kitaplari/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 21:43:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5943</guid>
		<description><![CDATA[
Yaz günlerinin bir ucu çocukluğunuzla ilgilidir şüphesiz. Tatil ve akraba ziyaretleri derken, şimdilerde birer yazlığa dönüşmüş büyükanne evlerinden bahsediyorum... 
Yani bir zamanlar içinde hayatın kaynaştığı sahiplerini ötelere uğurladıktan sonra, şimdi ışıklarını söndürmüş eski evler... 
Sizin, torunların, yeğenlerin, evlatların, kapılarını açmasını beklerler... 
Evler de sevinir mi? Neden olmasın... 

Hatta ben böylesi eski evlerin, koca yılı yapayalnız [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadinlar-ve-kitaplari/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ahmet kekeç&#8217;e açık mektup</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/ahmet-kekece-acik-mektup/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/ahmet-kekece-acik-mektup/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 01:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ÖMER LEKESİZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5928</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Ahmet Kekeç, 
Sen de bir edebiyatçısın ve benim derdimi en iyi sen anlarsın. Bu satırları okuduğun köşeyi bana “edebi polemik”ler yazmam kaydıyla verdiler. Elbette konu edebiyat olunca ve yedi ceddini, kişiliğini, aklını, izanını peşkeş çerek köşe yazarı olanlar kendilerini bir de edebiyatçı sanınca malzemeden yana sıkıntı çekilmez ama ben asıl “edebi polemik” türünde, edebiyattaki [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/omer-lekesiz/ahmet-kekece-acik-mektup/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kalbin yol haritaları</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/ummugulsumtat/kalbin-yol-haritasi/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/ummugulsumtat/kalbin-yol-haritasi/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2009 17:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ÜMMÜGÜLSÜM TAT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5911</guid>
		<description><![CDATA[
İçinden ırmaklar geçmeyen, etrafında surlar yükselmeyen, yedi tepesi olmayan, yedi kapısı bulunmayan, üstelik köle bezi yalnızlığında kavrulan şehrin içinden çıkıp; yollar uzadıkça uzayarak, yollar uzaklaştıkça birbirimizden uzaklaşarak gelmiştik o küçük caminin bahçesine. “Sırat-i müstakim” ayeti bir kader çiçeği gibi yanı başımızda dururken, yasemin ve ıhlamur kokusu birbirine karışırken… Ve geçerken tek tek önümüzden; çingeneler, dilenciler, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/ummugulsumtat/kalbin-yol-haritasi/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>miraç</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/mirac/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/mirac/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 21:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5848</guid>
		<description><![CDATA[
Mübarek üç aylar içindeki selamet dönemeçlerinden birini daha aşıyoruz: Miraç... 

Sevgili Efendimiz’in önce Mescid-i Aksa’ya oradan da göklere doğru bu yola çıkış gecesi, aslında insanoğlunun “kendini aşmak” konusunda yaşayabileceği en radikal deneyim...  
Miraç Gecesi, göklere ve ötesine uzatılmış bir merdiven olarak, insanoğluna sınırları hakkında altüst edici sorular soruyor...
Tüm bildikleri ve bildiğini zannettikleriyle, allak bullak edici [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/mirac/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aya bir türlü çıkamamak</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/aya-bir-turlu-cikamamak/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/aya-bir-turlu-cikamamak/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 20:35:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5840</guid>
		<description><![CDATA[
Bundan tam kırk yıl önce Armstrong, felsefeyi altüst eden bir işe imza atmıştı, bugünlerde... 
İlk insan Ay’a ayak basalı tam kırk yıl olmuş... 
O günden sonra “mesafe ve hız” konusu, tüm diğer tartışmaların üzerini örtmüştü. Artık “Ben kimim”, “Nereden geldim”, “Nereye gidiyorum”, “Niçin varım” gibi sorular, arkeolojik ve demodeydi... 

İnsanoğlu, kendisi için önemli bir sınırı [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/aya-bir-turlu-cikamamak/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>fatih&#8217;ten urumçi&#8217;ye cuma&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/fatihten-urumciye-cuma/2009/07/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/fatihten-urumciye-cuma/2009/07/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 22:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5781</guid>
		<description><![CDATA[
Tüm dünyada günlerden Cuma’ydı... 
Sadece insanlar için değil... 
Tüm yeryüzü için ve gökler için de... 
Hayattakiler ve kabirdekiler için... 
Melekler için bile, Cuma’ydı...  
Mahşer provası haline dönüşmüştü yine dünya mescidleri... 
Yollardan, caddelerden akın akın gelerek cami avlularını dolduran milyonlarca insan, aynı istikamete doğru yüz çevirip, kalplerini ve avuçlarının içini Rab’lerine açacaktı... 
Birbirlerine de söyleyecekleri çok şeyleri [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/fatihten-urumciye-cuma/2009/07/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;stones in the road&#8221;&#8230; ve sükûnet&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/stones-in-the-road-ve-sukunet/2009/06/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/stones-in-the-road-ve-sukunet/2009/06/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 06:19:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5641</guid>
		<description><![CDATA[
Joan Baez’in 1993 yılında ağır savaş şartları altında Sareyova’da düzenlediği konser kayıtlarının bir kısmını seyrettim yeniden. Pek çok kimsenin girmeye cesaret edemediği Saray Bosna sokaklarında yıkık dökük binalar arasında, hatta bazı yangın yerlerinden geçiyor Baez. Sırtında çelik yelekle dolaştığı Başçarşı, sanki içinde bizim kahve içip sabahlara kadar konuştuğumuz Başçarşı değil… Çekim siyah beyaz, hangi genç [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/stones-in-the-road-ve-sukunet/2009/06/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>güzellik uykusu</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/guzellik-uykusu/2009/06/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/guzellik-uykusu/2009/06/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 06:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5599</guid>
		<description><![CDATA[Bahçe, tam anlamıyla dışarıdaymış gibi gelmez hiç birimize. 
Bu durum; eski zamanların adaletli ve bilge kralı Nuşirevan’ın, içinde gül ibrişim ağaçları ve zümrüt başlı papağanlarının yaşadığı “sekiz cennetler” isimli bahçesi için de böyleydi… Kimse bu gizemli bahçelerin “dışarıda” olduğunu iddia edemezdi. Bahçe, hünkarın içiydi çünkü… 
Veya öğrencilik günlerimde Fen Fakültesi’ne ait Botanik Bahçesinde tanıştığım, “vaccinium [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/guzellik-uykusu/2009/06/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖMER FARUK YÜCEL&#8217;İN ARDINDAN&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/omer-faruk-yucelin-ardindan/2009/06/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/omer-faruk-yucelin-ardindan/2009/06/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 07:59:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5566</guid>
		<description><![CDATA[
“CESUR VE ONURLU”: ÖMER FARUK YÜCEL
Kimi sevdiysem Haziran’da kaybettim şu dünyada…
Ömer Faruk’sa; çocuk olduğu için sanırım, hiç hesapta yoktu. Ama belli ki Hesap’ta imiş, Sahibi çağırır çağırmaz koştu gitti, yel gibi… 
İnsanın arkadaşı gidince, kendisi “bu yaka”da kalır mı sanırsınız? Arkadaşınız gidince, siz de gidiyorsunuz aslında. Hayat, ağır çekim, azar azar, gıdım gıdım taşınıyor insanın [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/omer-faruk-yucelin-ardindan/2009/06/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>JAQUES VERGES: &#8220;SON EJDERHA&#8221;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/jaques-verges-son-ejderha/2009/06/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/jaques-verges-son-ejderha/2009/06/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 20:47:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5498</guid>
		<description><![CDATA[
“Yılan”, Kierkegaard’ın “Kaygı”sında, düşünürün bir türlü baş edemediği belki de tek varlıktır. Şeytan’ın zavallı insan karşısında mükemmel ve yekpare kötücüllüğü temsil etmesi ne kadar makul ve mümkünse, Yılanın onu ağzında taşıyarak cennete sokması o kadar irkiltici ve asap bozucu bir mevzudur. Çünkü yılanla birlikte girer o kadim endişe cennete: Suç, yoksa bir kader midir? Ortaçağ [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/jaques-verges-son-ejderha/2009/06/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİZİ KİMSE TESELLİ EDEMEZ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/sevgiliyi-tutsak-almak/2009/05/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/sevgiliyi-tutsak-almak/2009/05/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 19:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5192</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada ilk tasvirin yapılmasına sebep olan şey; “sevgilinin gitmesi”dir. Efsaneler bize sevgilinin nereye gittiği hakkında pek bilgi vermez. Sadece sabaha karşı yola çıkmadan evvel veda etmek üzre, nişanlısının evine gelen genç adamın öyküsünü biliriz. O genç adamın nişanlısı genç kız tarafından çok sevildiğini… O veda gecesinde bir kandilin yanında oturduğunu ve hemen ardındaki duvara düşen [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/sevgiliyi-tutsak-almak/2009/05/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KABURGA KEMİĞİ DİLE GELSE&#8230;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kaburga-kemigi-dile-gelse/2009/05/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kaburga-kemigi-dile-gelse/2009/05/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 22:01:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5158</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu kez ismi bile önemli değildir, hayat hikayesini de bilmeyiz ama örtülüyse bir kadın, “örtülü” kelimesi onun için yeteri derecede açıklayıcı bir kelimedir. Çocukken çıkardığımız kitap özetleri bile daha çok özeni gerektirirken, “örtülü” diyerek geçiştirdiğimiz kişinin, hayatta asla tekrarlanmayacak özel bir hayat hikayesi olduğunu ise asla düşünmeyiz. Sünger Bob’taki Plankton misali, ne olduğu bilinmese de [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kaburga-kemigi-dile-gelse/2009/05/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;SU ÜSTÜNE YAZI YAZMAK&#8221;</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/su-ustune-yazi-yazmak/2009/05/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/su-ustune-yazi-yazmak/2009/05/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 09:40:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5074</guid>
		<description><![CDATA[“İnsanların taş üzerine kazdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir”… 
İNSAN Yayınları, müthiş bereket ve müjdelerle dolu bir işe daha vesile oldu. Büyük aşk düşünürü Muhyiddin Şekür’ü, bizlere kavuşturdu. Geçtiğimiz hafta içinde İstanbul’daydı Üstad Şekür. Önce İnsanYayınları’nda genç okuyucuları ile buluştu, sonra Süleymaniye Külliye’sinde ve yeni açılan Ali Emiri Efendi Kütüphanesi’nde sevenlerine güzel [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/su-ustune-yazi-yazmak/2009/05/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADERE RIZA GİBİDİR İSTANBUL&#8217;U HER HALİYLE SEVMEK</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadere-riza-gibidir-istanbulu-her-haliyle-sevmek/2009/05/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadere-riza-gibidir-istanbulu-her-haliyle-sevmek/2009/05/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 17:18:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=5038</guid>
		<description><![CDATA[
Kalbi tam ortadan ikiye yarık, kırıklarından deniz taşıran görgülü bir kadındır İstanbul… Yedi tepesinden yedi ayrı örgülü saç sarkıtmış, yedi kere örtünmüş, yedi kere şaşırtmış, yedi kere gelmiş, yedi kere gitmiş, yedi ayrı anahtarıyla hep aynı kapıya çıkartmış tüm yollarını, gidenlerin de gidemeyenlerin de… İstanbul'un iç içe burgulu kıvrımları arasında kapı aramak boşadır, bunu bilir [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kadere-riza-gibidir-istanbulu-her-haliyle-sevmek/2009/05/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KUŞ TAZİYESİ</title>
		<link>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kus-taziyesi/2009/04/</link>
		<comments>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kus-taziyesi/2009/04/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 21:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SİBEL ERASLAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı Deneme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebistan.com/?p=4807</guid>
		<description><![CDATA[
Sevgili Efendimizin dünyayı onurlandırdığı günlere girdik... 
Tabiat tam anlamıyla bir bayram yaşarken, adeta ölümden sonra yeni bir dirimin haberlerinden söz ediyor yeşeren her şey... 

O Sevgili nasıl biriydi, nasıl yaşar, nasıl konuşurdu, insanlarla ilişkisi, gündelik yaşantısı neye benzerdi? Bilmiyoruz. Onun güzel ve iyi, adaletli ve alçakgönüllü olduğunu okuyoruz. Onu görmeden sevip, asırlar öncesinden yetişen sözlerine [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.edebistan.com/index.php/sibeleraslan/kus-taziyesi/2009/04/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
