Gitmem dedi bir yere, mücavir olur, misafir olur kalırım ve onu paşa yapan, kumandan yapan bütün sıfatlarından azade çömeliverdi Ravza-i Mutahhara’da Peygamber Efendimizin (sav) mübarek kabri başında. Yazının devamını oku.
Gitmem dedi bir yere, mücavir olur, misafir olur kalırım ve onu paşa yapan, kumandan yapan bütün sıfatlarından azade çömeliverdi Ravza-i Mutahhara’da Peygamber Efendimizin (sav) mübarek kabri başında. Yazının devamını oku.
Hiçbir yerde duramazsınız, çünkü anlamı yoktur. Sınırlarınız Yazının devamını oku.
Siyaset ile yan yana yürüyen bir edebiyatımız var. Yakın geçmiş, hayatın her alanında olduğu gibi, daha fazla toplumsallığa doğru tüm yolları tıkadığından, edebiyat üzerinde de Yazının devamını oku.
Öykü editörümüz Cemal Şakar’dan intikal eden bir kitap tanıtma metnini aşağıda “istifadenize” sunuyorum. Sakın ola, “Kirpi, yapmış yine kirpiliğini” demeyesiniz, metne hiçbir müdahalede bulunmadım:
“Kahraman Üzerine Dersler / Oğuz Karakaş
Köklerimizin kalbi, günümüzün nabzı Ebabil’de atmaya devam ediyor. Şiir ve eleştiri konusundaki yayınlarını Karagöz dergisiyle bütünleyen Ebabil Yayınları, günümüz edebiyatının genç ve dinamik aktörlerini peş peşe yayımlamaya devam ediyor. Yazdığı şiirle şiirimizin önemli şairlerinden birisi olmaya aday olduğunu gösteren Oğuz Karakaş’ın ilk kitabı Kahraman Üzerine Dersler, Ebabil Yayınları’ndan çıktı.
Teknik itibariyle Oğuz Karakaş, üslûbunu ses üzerinden elde etme tavrı içinde. Şiir yapısında mısraya önemli bir yer açan Karakaş, mısrayı birbirini takip eden sesler üzerinden kurmaya özen gösteriyor. Mısrayı başlatan seslerin izini mısra sonuna kadar sürüyor. Bu teknik şiiri bir ses oyununa indirgeyebilecek tehlikelerle dolu bir tekniktir. Fakat Karakaş bizatihi bu teknikle şiirde tesadüfe direniyor. Hem sese, hem anlama aynı anda önem vererek sesin kuru oyunlarından kurtulduğu gibi, gür bir şiirin imkânlarına kapı açıyor.
En güçlü yanlarından birisi üstün işçiliği olan Karakaş, düşmanın adını kulağımıza fısıldayacak son bir kahramandan, hür bir ülke özleminden, paranın satın alamayacağı hususlara varıncaya kadar dinamizm dolu bir konuşmaya sahip. Ebabil Oğuz Karakaş’la bahtiyardır.
“Biz mor denizlerde kulaç atmayacağız
Bizi anlamayacak şairler”
Refik Halid’e saygıyla…
7-CİHAN AKTAŞ, Tahran Kitap Yazının devamını oku.
Brezilya’nın yıllardır, artan bir şevkle düzenlediği karnavalları karmakarışık duygularla seyrederim. Şaşkınlık, imrenme, hayıflanma, bu kadar da olmaz ki… Yazının devamını oku.
Deniz Baykal Rodos’a yüzmedi, yüzmedi de Tayyip Erdoğan’ın başbakan olabilmesi için geçmişte “terlikli ev toplantıları”na katılmasına ilişkin tartışmaların ayyuka çıkması sayesinde bu vaadini unutturdu.
Mine. G. Kırıkkanat “ohaladı bohaladı” fenalıklar geçirdi ancak bunalıma filan girmedi.
Yaşam tarzları tehlikeye girmedi. Yazının devamını oku.
Çoook eskiden değil ama eskiden evimizde sekiz kişilik bir yemek masası vardı. Beyaz etaminden bir örtü seriliydi üstünde; vazo içerisinde kır çiçekleri desenli işlemeleri olan ve etrafı saçaklı bir örtü… Neredeyse örtünün saçakları yere değecek. Yazının devamını oku.
“Dergiler, özgür düşüncenin kaleleridir.” der Cemil Meriç. Der demesine de; ‘olan’ın tespitine dönük bir belirleme midir bu; yoksa ‘olması gereken’i hatırlatmayı mı amaçlamaktadır. Doğrusu ben, ikinci anlamın kastedildiğini düşünüyorum. Yazının devamını oku.
Son zamanlarda, “Allahım aklıma mukayyet ol” dedirtecek olaylar yaşanıyor. Sanırsınız Fredinin kabusu geri döndü.Türbanlı eş mi, değil mi çekişmelerine neden olan “Çankaya aşılmaz” tartışmaları… Ardından ülkeyi neredeyse ya siyah ya beyaz kamplaşmanın Yazının devamını oku.
