Öğretmenlik hayatımın ilk yılı ve ilk mayısıydı. Buruşuk suratlı, pamuk yığını anneannem, benimle mayısa kadar sabredip oturmuş, havaların ısınmasıyla, yeni yerime alıştığım Yazının devamını oku.
Öğretmenlik hayatımın ilk yılı ve ilk mayısıydı. Buruşuk suratlı, pamuk yığını anneannem, benimle mayısa kadar sabredip oturmuş, havaların ısınmasıyla, yeni yerime alıştığım Yazının devamını oku.
Niyeyse içim dışıma sığmaz. Sonra da bıkarım; ismimden, adresimden, olanlardan, iğreti geçen zamandan. “Sen yokken” diye bir yazıyı kurgulamıştım. Düdük sesiyle irkildim. Cümleler zihnimde uçuştu. Yazının devamını oku.
En güzel yıllarını onunla geçirdiğini, kâh kapılarına dayanan yoksulluğu, kâh ölümleri, kâh iflasları birlikte göğüslediklerini inkâr etmiyordu. Her üzüntüsünde yanı başında beliren oydu. Hem Yazının devamını oku.
Bekleyiş…
Kahveye vardığında saat tam ikiydi. Öyle sözleşmişlerdi. Kahvenin tek boş Yazının devamını oku.
“Hay Allah!… Yazının devamını oku.
Yükselmenin en alçakçası, zayıfların sırtına basarak yükselmektir.
Schiller Yazının devamını oku.
Dalgındı. Baygın gözlerle baktı tabelalara. İçerde kalan caddelere hatta ara sokaklara kadar… Yazının devamını oku.
Hangisinin daha dökük, ve yaşamaktan daha çok el etek çektiğini Yazının devamını oku.
Ona bir ömür biçilmişti.
Hiçbir şeyden korkmuyor değildi. Yazının devamını oku.
Gürültü patırtı istemiyordu. Otobüse, vapura, tramvaya binmek istemiyor; yürümek, insanların yüzlerini böyle yakından görmek, ten kokularını duymak, Yazının devamını oku.
İnsan şehre uzakmış, mahrumiyet varmış, dinlemek için gelirsin, bir yığın iş çıkar falan görmüyor. Eş dostla birlikte olunca, zahmetler Yazının devamını oku.
İkra, dedi mevsimler, seslenen rüzgârdan başkası değildi… Yazının devamını oku.
Her şey birbirine girdi. Kafa karışıklığım had safhada. Hastanede sıra beklerken bunun normal bir süreç olduğunu düşündüm. Gelirken yolun sonundaki sarmaşıklı evin Yazının devamını oku.
TEZAHÜR
Keyifleri yerindeydi.
Atalarından tevarüs ettikleriyle mutluydular. Elçinin söylediklerine gülüp Yazının devamını oku.
Mevsimlerden sonbahar, aylardan ise Kasım’ın biri… Yazının devamını oku.
Omzundan tutup banka oturttu onu, şaşkın bakışlarına aldırmadan “Soru sormadan önce dinle beni” dedi, sarstı onu. Direnmedi o da. “Benim suçum yok inan bana, olayların bu aşamaya Yazının devamını oku.
Görmediği zaman bir açlık, hasret hissi; neye susadığını bilmeden. Birikmiş taş(ın)mış duygular hissediyor sadece, ama içi eriyor. Yazının devamını oku.
Kendi kendini yiyordu. Kızıyor, köpürüyor, kükrüyordu. Kızgınlığından elini ısırıyordu. Gözlerinden akan yaşlar burnunun ucundan kayıyor ve kapandığı sıranın üzerine akıyordu. Başını Yazının devamını oku.
