Kategori | Deneme

MUSTAFA CELEP

HAYATIN OĞLU ŞİİR

İçinde bulunduÄŸumuz hayatın ÅŸiire bakan yönünün duymasını bilen kulak, söylemesini bilen ağız için ince seslere, zengin görüntülere, dayanılmaz iç acılara ve yoÄŸunluklara bakan boyutları vardır. Burada devinip duran imajlar, sözcük oyunları, söz sanatları ve bir kelimeler ordusu; davranışımızı denetleyen, söze biçim verip ifadeye sevk eden, donmuÅŸ içeriÄŸe di­namizm katan ÅŸiirsel yapının unsurlarıdır. Yapıya anlam katan ÅŸey, hayat karşısında takındığımız tavır ve tutum alışlardır aslında. Yazmakta olduÄŸumuz ÅŸiirin zenginleş­mesi, dal budak salması buna baÄŸlıdır. Åžiir bizden tutarlılık bekler. Bu yüzden Necatigil: “ÅŸiir bir durum, bir sorun üzerinde ölçü­lü konuÅŸan, susunca da bizim düşünmemizi bekleyen bir olgunluktur” diyecek. Bu tutarlılık kotarıldıktan sonradır ki, ÅŸiir bizi iç zorunluluk gereÄŸi eyleme doÄŸru itekleyecektir. Ama insanca ama efendice olacaktır bu, dile getirilen insani gerçeklerdir, duyurduÄŸu insanlık bilgisidir. Åžiirin doÄŸrultusu eyleme iliÅŸkin olmakla birlikte, doÄŸasında barındırdığı protest tavrın sonlandığı yer, hayatın onay­lanmasıdır, diyebiliriz. İç çatışmaların daha da karmaşık hale büründüğü, kaotik acının tomur­cuklandığı, “hasret burcu”ndan “hikmet burcu”na evrilen ÅŸiirin   hayat   damarı eÄŸer ÅŸair geri çekilmezse akıntısını deriÅŸik ve sıkı bir ÅŸiire doÄŸru yönlendirecektir. Dikkat buyurun, her yoÄŸun ÅŸiir, hayattan süzülen bir duyarlılığın ürünüdür. Biz buna “kendini bulduran ÅŸiir” diyoruz.

Başımızı ellerimizin arasına ala­rak düşündüğümüzde zihnimize takılan gerçekte yanılgılardır. EÄŸer ÅŸiir, bizim için hayat-memat meselesiyse yani mesele edi­niyorsak ÅŸiiri, hayatın hangi bölgesinde ge­ri çekildiÄŸimiz, kendimizi riske ederken ne­leri göze aldığımız, nerede yanıldığımız ya da haklı bulunduÄŸumuz, zihin dünyamızı kritik ederek açıklık kazanacaktır. Bu ken­dilik sürecinde, insan olmak yada insan kalmak meselesi, aynı zamanda “iç aydın­lanma” diye adlandırılan, benim, kendini bulduran ÅŸiir, diye tanımladığım ÅŸey, ber­rak bir dünya fikrine sahip olmaya doÄŸru bir kapı aralayacaktır. Unutmamak gerekir ki kendini bulduran ÅŸiirin çıkış yeri, ÅŸairin etiyle kanıyla durduÄŸu ve yaÅŸadığı hayattır. Oradan doÄŸar ÅŸiir, karşılığını bulacağı yer de orasıdır. Önemsiyoruz hayatı, ÅŸiiri önemsediÄŸimiz kadar. Ve fakat bundan ÅŸiir ve hayatı iki ayrı konumda düşündüğü­müz sanılmasın. Met­ne yansıtılan ÅŸiirin menÅŸei hayattır, iç içedir bizim mesele edindiÄŸimiz ÅŸiir ve hayat, “ÅŸiirle paralel­lik arz eden hayat” yada “hayatla paralellik arz eden ÅŸiir” dediÄŸimizde aynı ÅŸeyi düşünüyoruz yani çeliÅŸkisiz olmayı yani tutarlı olmayı. Peki duyurduÄŸu nedir ÅŸiirin yada karşı çıktığı? İnsanlık bilgisiyle birlikte bizi insanlığımızdan uzak tutan her ÅŸey. Çünkü son derece insani bir eylemdir ÅŸiir, iyi biri olmak iyilerden olmak, iyilerle saf tutmak ÅŸiire deÄŸer biçen her ÅŸairin göz önünde bu­lundurması gereken temel kaygılar olmalı­dır.

Teknolojik aletlerle çevrili modern dünyada ÅŸiir uÄŸraşının insanlaÅŸtırıcı niteli­ğini göz ardı edemeyiz. Kendini bu evrende “garip” görmekle ilgili bir etkinlik bu. Åžiir okuyarak/yazarak yazgımıza müdahale et­menin boÅŸuna bir çaba olduÄŸunu, sonlu bir yolculuk içre bulunduÄŸumuzu ya da yaÅŸa­dıklarımızın hangi sahih temellere dayan­dığını kavrama imkanını elde ederiz. Haya­tın içinden güzellikler çıkartıp metne akta­rarak bunu daha bir somutlaÅŸtırırız. Evet, aslolan hayattır. Ama nasıl bir hayat?

NesneleÅŸtirilmiÅŸ insan toplulukla­rı için, insani iliÅŸkilerde esas alınan, sermayenin öngördüğü biçimde, ‘kazanmaya’ ve tüketmeye dayalı geçici hazzın kutsallaÅŸtırılmasıdır. Akıntıya kapılmış bu güruh için ‘ÅŸiirsel haz’ hiçbir anlam ifade etmeyecek­tir. Düşünceye kapalı, insan olmanın öne­mine dair hiçbir sorumluluÄŸu ve kaygısı ol­mayan yığınlardan ayrılmakla ÅŸair kiÅŸi, hakim paradigmaya ters bir duruÅŸu sergiler. İktidar tarafından dışlanan ya da iktidara yüz vermeyen bir tavrın içinde olmakla ‘öz­ne’ kalmaya, etkin ve üretken bir yaÅŸamın savunucusu olup ÅŸiirini gün içinde kavra­yarak taşıdığı insani içerikle yaÅŸadığımız hayatın köksüz yapısını onarıcı bir iÅŸlevi de vardır ÅŸairin. Cemal Süreyya’nın, ÅŸiirin ana­yasaya aykırı olduÄŸu sözü boÅŸuna söylen­miÅŸ bir söz deÄŸildir. ‘Hayatın oÄŸlu ÅŸiir’ de­dik, öyle ki gürbüz bir oÄŸuldur karşımızda duran. Bize düşen, dünyasal olanla deÄŸil ve fakat ilahi olanla iliÅŸkilendirerek bu oÄŸlu samimiyetle muhafaza edebilmek, insanın toprakla bağının kesildiÄŸi modern zaman­larda bu oÄŸlu toprak ve göklerle akraba kıl­maktır. Vesselam…

-

Bu yazıyı e-posta ile gönder Bu yazıyı e-posta ile gönder Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Sık kullanılanlara kaydet

MUSTAFA CELEP-DİĞER YAZILARI

Yeni Şiirler-DİĞER YAZILAR

 
Eser Gönder Hasan Aycın Çizgileri Göz Kirası
  • En Yeniler
  • Yazarlar
  • RSS
  • Haberler

Göz Kirası

2896Selch2004_0901(079).JPG 2100DSCF1108.JPG dscf2658.jpg findikpinari _2_.JPG atif_bedir_1508_12.JPG nurela15.jpg 100_0872.JPG 063_009.jpg

Anketler

Edebistan RSS 'ten yararlanıyor musunuz?

Sonuçları Göster

Yükleniyor ... Yükleniyor ...