hikmet gök’ün imanometresi…

Adı, Hikmet Gök…

Haftalık Özgün Duruş gazetesinde yazarmış…

Son yazısının başlığı “Örtülü/örtüsüz yazarlar!

Örtülü yazalar, Nuray Mert’in sivil darbe konulu yazısına destek veren dört yazar…

Örtülü olmayan yazar da benmişim.

Önce şunu yazıyor: “Sivil dikta-sivil darbe-otoriter rejim” tartışması başı örtülü (bazı) kadın yazarların düzeyini ortaya koymak açısından öğretici oldu.

Bu satırlarından hemen anlaşılıyor ki, normal bir yazar değil “imonametreli” bir yazar Hikmet Gök…

Çünkü “mahalleye ihanet ettiler” diyemediği için “düzey” diyor…

Düzeysizlikle / ihanetle suçladığı örtülü kadın yazarlar Sibel Eraslan, Nihal Bengisu Karaca, Özlem Albayrak, A. Bohürler…

O Sibel Eraslan ki, şunca yıldır Müslümanca duruşuyla, yazılarıyla, konuşmalarıyla mahalleye vaziyet etti, etmeye de devam ediyor.

O Nihal Bengisu Karaca ki, -Hikmet Gök “tağut” sözcüğünün yer aldığı cümleleri yeni yeni hecelemeye başlarken-, yaşadığımız ortamı Müslümanca bir gözle yorumlayan yazılar yazdı, yazmaya da devam ediyor…

Dedim ya, “imanometreli” bir yazar Hikmet Gök…

“Yanlış yaptılar” yargısıyla, örtülü’lerin şunca yıllık Müslümanca müktesebatını, bir kalem darbesiyle silmeye kalkışmakla kalmıyor, onlara idam sehpasını gösteriyor…

Çünkü kendisini Dabbe’tül Arz zannediyor…

Gök’e ilk dersi buradan vermem gerekiyor:

Hikmet Gök, imanometreli bir yazar olman, sana düzey/ihanet belirlemesi hakkını kazandırmadığı gibi, bilakis seni “komik radikal yazar” durumuna düşürüyor… Gel, vaz geç bu sevdadan… “Sen kimsin”, “mahallenin namus bekçiliği sana mı kaldı” diye sorulmasına neden olma?

Hikmet Gök, örtülü yazarlara derslerini vermek ne kelime, onları mahallenin dışında atmakla kalmayıp, idam ettiğinden emin olarak “Başı örtülü olmayan polemikçi!” başlığı altında sanık kürsüsüne beni de çağırmış…

Benimle ilgili karın ağrısı nereden kaynaklanıyor derseniz, işte tam da örtülü yazarları -güya- harcama gerekçesinden kaynaklanıyor…

Çok uyanık, çok zeki bir yazar ya “radikal”  Hikmet Gök… Hani, bu konuya başlamışken güya ihanet edenlere destek verenleri de mahallenin dışında atıp, yetmedi bir urganla sallandırıp ortalığı tertemiz etmek istiyor aklınca…

“Emanet emanettir” yazım da dahil, benim yeni Şafak’taki yazılarımın -onları geri zekalıları gözetmeksizin yazdığımı fark edemeyip- birkaçı üstünden kimi şeyler geveledikten sonra çıkartıyor baklayı ağzından:

“Bu satırlar bir “İslamcı”ya ait yani… Bizim edebiyat eleştirmenimiz. Bizim polemikçimiz. Hayırlı olsun.”

Evet, aynı tutum ve aynı sonuç:

Hikmet Gök, elinde imanometresiyle çıkmış bir kere meydane… Tutana aşk olsun… Yargılıyor, hüküm veriyor ve idam ediyor…

Eleştirdiği insanların müktesebatıyla ilgili bilgisi sıfır, izanı sıfır ve dolayısıyla insafı sıfır…

Kimi kimlerle eşleştirildiğini fark edemeyecek kadar gözü dönmüş…

Gök’e ikinci dersi de buradan vermem gerekiyor:

Hikmet Gök, sen öncelikle akını bokuna karıştırmamayı öğren…

Üstünde konuşmaya niyetlendiğin yazıyı bir kere değil en az üç kere oku…

Diline dolamaya çalıştığın isimlerin, sen söğüt gölgesinde çayda çıra oynarken, Müslümanca bir vakarla yangın meydanlarında dolaştıklarını unutma!

Edebiyat eleştirisiyle, edebi polemiğin çok farklı şeyler olduklarını bil, bilmiyorsan bir bilene sor sana anlatsın…

İslamcılık da dahil varlıkları maksatlı olarak kurgulanmış ve (çoğunluğu senin gibi) yanlış ellerin temsiline terk edilmiş tarafların reddinin, asil bir taraftarlık olduğunu anlama kabiliyetini kazanmadan, benim taraflara yönelik tutumumu yargılamaya kalkışma…

Senin,  Renkli zamanından beri, “Ah, Ertuğrul Özkök bir de benim adımı zikretse” sızlanışlarını duymayan yoktur; sen de  bunun bilindiğini bilerek yaz yazılarını….

Kendini mahallemizin muhtarı sanan imanometreli Hikmet Gök!

Bilesin ki, tartışmayı burada yapıyor, bu noktada bırakıyorsam, bu Özgün Duruş’u çıkaranların niyetlerine, istikametlerine duyduğum inanç ve saygıdan dolayıdır.

Bunun kıymetini bil ve bir daha haddini aşmaya kalkışma “radikal” kardeşim!

İmanometren tümüyle bozulmuş senin, acilen yenile ki başka hatalara sürüklenmeyesin!

Ha, ayrıca:

Ben “sizin” islamcınız, eleştirmeniniz, polemikçiniz de değilim…

Hayatımın hiçbir anında çeteci olmadım, çetecileri de hiç sevmedim çünkü…

Senden ve senin gibi Müslümanlardan bir “fayda” erişmesin yeter ki, bana zarar verebilecek dinsizlerle, densizlerle kendim başa çıkarım.

O halde, hadi gülüm başka kapıya…

MERAKLISI İÇİN NOT: Renkli, 2007′de iktidar nimetlerinden beslenmek amacıyla, gazeteden bozma haftalık bir dergi olarak çıkarılmıştır. İlk işleri Müslümanlara küfretmek ibaret kalıp, iktidar nimetlerinden beslenme konusunda günvenilen dağlara da çabucak kar yağınca, üç beş sayı sonra kuyruğuna teneke bağlayarak ortalıktan çekilmiştir.

Paylaşım
  • Print
  • Facebook
  • Live
  • Twitter
  • FriendFeed
  • RSS
  • email
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Digg
  • LinkedIn
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Technorati
  • Yahoo! Bookmarks
  • Add to favorites

-

ÖMER LEKESİZ

Haberler

 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Eser Gnder Hasan Aycın Çizgileri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

  • En Yeniler
  • Yazarlar
  • RSS
  • Haberler

Göz Kirası

nurela16.JPG ss14.jpg emeviye camii2.JPG ss11.jpg irmak-ve-dag.JPG solgun ortanca.JPG _157_0.jpg bendirimledogrulurken.jpg

Sosyal Ağlar