CAN AVLUSUNA BIRAKILAN UMUT
Gelip geçmeyen
Bir hülyanın izdüşümünde perçinli bu rüya
Umutlarına savrulan Devamını okuyun »
Gelip geçmeyen
Bir hülyanın izdüşümünde perçinli bu rüya
Umutlarına savrulan Devamını okuyun »
Açık büfe dünya; tat, kokla, ısır
Mide ise özne, yürekler kısır
Boşa adımlarsan, koca bir asır
Bakınca “geriye” ne kalır gönül? Devamını okuyun »
Yalnızlığın kuytu köşesinde kaleme tutunmak sıkı sıkıya. Sana dökemediğim içimi sayfalara haşiyeler düşe düşe boşaltıvermek. Kaygıları, kuruntuları, gergef işlemeli bohçalarda saklanan mazinin yıllanmış hatıraları Devamını okuyun »
Kapı gıcırdayarak aralandı.
Bakıştılar.
Sarıydı teni, bitkindi kadın. Tedirgindi bakışları. Yattığı yerden ağır ağır doğruldu.
“Geldi mi?” Devamını okuyun »
Sokaklarda mızıka çalan çocuk
Seni de vuracaklar bir gün
Aldırma, meydan oku!
Mızıka çalmana devam et… Devamını okuyun »
Kuşlar uçmadı bugün
Bülbül söylemedi yanık türkülerini
Açmadı kapısını bana beyaz bulutlar Devamını okuyun »
Epey güngörmüş bir çınarın göğe bakan dallarında, birbirini hiç görmemiş birer palamuttular. Bulundukları ağacı hınzırca sallayan rüzgârın onları silkelemesi tanışmalarına sebep oldu. Daldan kopuşları da, nemli toprakla kucaklaşmaları Devamını okuyun »
Solmazsın korkma,
Yaprağın var yanında
ve yumruların kökünde … Devamını okuyun »
Biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler
Kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle
Kimbilir kimden umarız emr-i bi’l-ma’ruf Devamını okuyun »
“Yağ yağ yağmur
Bahçede çamur
Teknede hamur
Ver Allah’ım ver
Sicim gibi yağmur” Devamını okuyun »
bir göz değer yüreğe
onulmaz olur yaşam
bir göz değer yüreğe
gökten uzanan
şefkat ile aşkı harmanlayan
bir göz değer yüreğe
yaradan bir kul seçer kendine
anlat beni diye
bir göz değer derinlere
paslı kararmış bir demir gibi mıhlanır kalp
kopmakta olan sicim
üşümekte olan bir yalnız martı
yaralarını saran o yaşlı bilgeye
minnetle dokunur
bir göz değer
duygunun adı yok
aşk dostluk ve hicran
bir göz
dervişçe bir bekleyişte
Yalınayak adımlar uyarırken sabahı
Okul yolunda
Kitap yoktu, defter yoktu. Devamını okuyun »
Gitsem biraz, gitmek olmaz… Gidecek yer olsa, yar orda durmaz… Müzikler fena, gece yakıyor. En zoru böyle zamanlarda İstanbul’da olmak… En zoru yarsız bir şehri göğüslemek… Erkek çıkıp dese ya, ‘kadın başına şehri Devamını okuyun »
Ah, bir bıraksaydın mazideki olayları, insanları ve mekânları; anlatabilirdim sana kuyudan saraya uzanan yolda Yusuf Peygamberin sabrını. Sabrın aynı zamanda hüzün demek olduğunu. Sabrı zor kılanın Devamını okuyun »
Çağla ey deniz, çağla!
Cihan durdukça göster asaletini dünyaya!
Fakat cihan görür de ben göremezsem, Devamını okuyun »
- 1 -
Mavi gözlere vururken denizin dalgasındaki heybet
Elbette bir yerlerde kaybolup gider adsız
“Yine malum ayrılıkların nedeni olsun” der her zaman Devamını okuyun »
Varamadıysam yanına suçum değil, ayaklarım
yere basmıyorsa ezer gibi toprağı
korkmuşluğa niyetli, belli Devamını okuyun »
Sanat; insanların yaşamlarını, kültürlerini, yaşadıkları coğrafyanın özelliklerini göstermesi ve kendisini ifade etmesidir. “Hayatın yansıması” olarak tanımlanabilecek olan sanat, bir şeyi yoktan var etmek değil, var olan bir Devamını okuyun »
Her zamanki gibi sıradan bir sabah işte. Kirli beyaz tavan, yarı kapanık perde, yarıya kadar toplanmış çarşaf. Oraya buraya fırlatılmış çoraplar, pijamalar… Devamını okuyun »
Nursel Duruel’in ilk kitabı Geyikler, Annem ve Almanya 1982’de (Nursel Duruel, Geyikler, Annem ve Almanya, Can Yayınları, 1. Baskı 2006), ikinci kitabı Yazılı Kaya ise (Yazılı Kaya, Telos Yayıncılık, 1. Baskı 1992), bundan on yıl Devamını okuyun »
-Cemal Şakar, öykülerini okura anlatır mı, yazar mı? Anlatıcı bir Cemal Şakar mı, yoksa hikayesini yazan mı?
-Sorunuza hikaye-öykü farklılaştırılması bağlamında cevap vermek isterim. Bu ayrıma ilk kez Yaşar Kaplan’da Devamını okuyun »
Dizginlenemeyen bir merak, sınırsız bir çalışma gücü… Yazma yeteneğinin yanında bu özellikler olmasa, yazarlık ne kadar sürer, kim bilir. Seyit Göktepe’yi de genç yaşta durulmuş, olgunlaşmış bir yazara dönüştüren bu özellikler kuşkusuz. Devamını okuyun »
Mahmud Derviş daha yedi yaşındayken, İsrail’in saldırısına uğrayan köyünü terk etmek ve uzun yıllar sürgünde yaşamak zorunda kaldı. Direnmeye, ulusal mücadeleye katkı sağlamaya devam etti. Yıllar sonra sürgünden Devamını okuyun »
Bağışı sonsuz Tanrım beni bağışla n’olur
Yakarışım sanadır mihnetim yok kimseye
Bu çöllerin sıcaklığı bu insan yalnızlığı Devamını okuyun »
Bu yazı bir türkü yazısı değildir.
Bir türkü dinleyicisi olarak iyi bir türkü duyduğumda kaleme sarılma ihtiyacı hissederim.Ama hep tutarım Devamını okuyun »
Hayat akıyor, tıpkı bir nehir gibi.
Kimileyin sakin ve duru kimileyin de coşkulu ve bulanık… Lâkin ne sakinlik ve duruluk dingin bir Devamını okuyun »
-Melih Elal’ın aziz hatırasına-
Tufana yenilen denizin ortasında
Bir kazazede şu çürük dünya
S.O.S. gönderiyor Devamını okuyun »
1. Dünyaya Doğru Yürümek
Modern Türk şiirinin bugünkü şekillenişi üzerine söz alan herkesin cevaplaması boynuna borç olan Devamını okuyun »
Artık düş toplayan oğlan
göz görmemiş fırıldak/baş
bu nasıl damar böyle Devamını okuyun »
Yesrib, Arabistan çöllerinin bereketsiz, çorak ve “nâhoş” bir şehri imiş Alemlerin Efendisi oraya gelinceye kadar. Etrafı birtakım volkanik kayalarla çevrilmiş tek girişi olan bir şehir. Peygamber-i Zîşan Efendimizin Hicret’te şehre girerken Devamını okuyun »
Kitaba küsmek hayata küsmek gibidir. Hayata küsen biri, varlığın mazmunundan bihaber yaşar. Güneşe karşı duvar örerek hayatı yeşerten ışıklarla arasına mesafe koymaya çalışan kimseden farksızdır onun durumu. Nefes alacağı Devamını okuyun »
Bir Sosyal Teori Olarak Postmodernizm:
Küreselleşmenin teoride karşılığı modernite olmuştur. Ancak, ülke sayısınca gelen tepkiler her ülkede Devamını okuyun »
Ağlıyordu…
Gözyaşları sel olup akıyor, içi içine sığmıyordu. Hıçkırıkları kesilmiyordu. Sanki üzüntüsü Devamını okuyun »
İnsan sonsuz düşüncelerin kaynağıdır. Bu düşüncelerin kaynaklandığı maddi yerin beyin olduğu kabul edilir. Tarihte düşüncenin kaynağı ruh kabul ediliyordu. Bugün bizim beynimize atfettiğimiz faaliyetlerin tümünün kalpte ya da Devamını okuyun »
Bir çakal bozgun sesiyle inledi. Timsahın gözyaşları masumiyeti iç etti. Bir yarasa, ışığı zehirledi. Akbabanın leşleri paha biçilmezdi. Boşluğun kızı ya da oğlu, ahde ihanet etti. Ve bir baykuş, şeamet mülkünün üstüne tünedi. Devamını okuyun »
Gölgeler boyunca yürüdü.
Sonbahara ne kalmıştı ki. Artık rüzgâr serin esiyor. Yapraklar havada savruluyor; sarı, çürümüş yapraklar. Birkaç gün öncesine kadar durgun sularda nazlı nazlı uyuyan balıkçı tekneleri artık kıvranıyor, sallanıyor. Devamını okuyun »
Manası melekler şehri olan beldede, bir seyyah-ı fakir edasıyla etrafı seyrederken, dünyanın öbür ucunda olmanın ne menem bir hal-i hazin olduğunu anlamıştım. Yabancılığım, sırtımdan çıkarmadığım bir elbise gibi kuşatırken ruhumu… Devamını okuyun »
“Yağmur ince ince yağıyor
Saatlerdir yağıyor.
Bir şehirlerarası otobüs gecenin ıslak karanlığını yara yara gidiyor. Devamını okuyun »
Gönüller yalnızlık köşesine taht kurdu, şiirler gurbet kokuyor.
Şairler günbatımlarının kızıllığıyla yoğurdu şiirlerini. Kelimeler hasretini yüklendi, mısralar hüzün denizinde Devamını okuyun »
Daha önce, Saklı Değeler (öykü), Bırakın Güzel Konuşsun (deneme), Muhabbet Buyursun Gelsin (öykü), Bana Gönülden Çalıp Söyle (deneme), Bekleyen (öykü), Çoban Aşkın Çocuğuydu (roman), Ey Ruhum Geldin(se) Masaya Vur (deneme) kitapları yayınlanan Hüzeyme Yeşim Koçak’ın sekizinci kitabı Havva Hanımın Gamzeleri, 28 öyküden oluşuyor. Devamını okuyun »
efendim bakın sırf siz görmeyesiniz diye dilimi boğazıma doğru itiyorum! ceplerimi, ağzımı, ellerimi, düşlerimi boşalttım; ritminden korkmayın diye kalbimi bir güzel ateşe tuttum. sizi kuşkulandırmasın diye imlasız bir yüzle dolaşmak Devamını okuyun »
Demiş şair.. Aşkı bir “dem” görmeyip, ömür boyu demlenen nemalananlar da var hiç şüphesiz; ziyankârlara mukabil.
Fakat “Aşkın münker bir rivayet olması”, biraz da aşkı bilmeyenlerin örtenlerin yahut önyargılı olup, bakış Devamını okuyun »
Evvelotel, Ayfer Tunç’un son öykü kitabı. Kitapta birbirinden bağımlı bağımsız öyküler yer almakta. Bağımlı diyorum, konuyla ilişkilendirdiğim ya da kısa kısa öykülerin tek bir konu çerçevesinde düşünülen bir öykü kitabı olduğu Devamını okuyun »
“19. yüzyıl Türk Edebiyatı Tarihi, yazarının, edebiyat tarihçisi olarak da önemini ortaya koyan bir çalışmadır ve şu ana kadar aşılamamış durumdadır.” diyor Ahmet Oktay, Tanpınar’ın edebiyat tarihi için. Devamını okuyun »