MERAL AFACAN BAYRAK İLE SÖYLEŞİ

MERAL AFACAN BAYRAK İLE SÖYLEŞİ
6 Şubat 2015 - 2:36

-Meral Hanım öncelikle yeni kitabınız ‘Gitme Saati’ hayırlı olsun. İkinci öykü kitabınızın yayınlanmasından sonra yazın dünyasında ve okur kitlesinden ne gibi tepkiler aldınız diye sorsam bize neler söylersiniz? -Elhamdülillah yeni bir kitap, yeni bir soluk elbette. Heyecanımı paylaşanlara teşekkür ediyorum gerçekten. Edebistan.com için kıymetli insan Ömer Lekesiz’e ayrıca teşekkürler. Bana...

-Meral Hanım öncelikle yeni kitabınız ‘Gitme Saati’ hayırlı olsun. İkinci öykü kitabınızın yayınlanmasından sonra yazın dünyasında ve okur kitlesinden ne gibi tepkiler aldınız diye sorsam bize neler söylersiniz?

-Elhamdülillah yeni bir kitap, yeni bir soluk elbette. Heyecanımı paylaşanlara teşekkür ediyorum gerçekten. Edebistan.com için kıymetli insan Ömer Lekesiz’e ayrıca teşekkürler. Bana ulaşan mesajlar, mailler, telefonlar, fotoğraflar, yazılar hepsi birbirinden güzel. Büyüklerim, arkadaşlarım, dostlarım ve okurlarım beni yalnız bırakmadılar. Tabii bundan sonra daha çok yazmalıyım dedirten yüreklendirici bir tablodan sözediyorum. İnşallah, devamı gelir, yazmayı sürdürürüm. Anlatılacak pek çok öykü, yazılacak yazılar var. Daha yolun başındayım çünkü.

zmab5-Balıkesir’in mümbit bir edebiyat damarı var. Kıymetli çizer ve yazar Hasan Aycın, Mete Çamdereli, Osman Bayraktar, Cemal Şakar, gibi bizim de yakından tanıdığımız hocalarımızla aynı memleketten olmak nasıl bir duygu? Onlarla iletişiminiz nasıldır, yazıyla hemhal olurken kimlerden destek aldınız?

-Söylediklerinize katılıyorum Selvigül Hanım. Çok kıymetli büyüklerimiz var Balıkesir’de. Altı yıldır burada yaşıyoruz. Artık fahri Balıkesirliyiz diyebilirim. Yöre olarak zaten Çanakkale ve Balıkesir birbirine yakın. Eşimin iyi ki tayini çıkmış diyorum bazen. Burası benim için çok önemli. Yazar olarak bereketli, verimli yıllarımın geçtiği bir şehir. Balıkesir’in havasından mı suyundan mıdır bilmiyorum, ama Zağanos Paşa’nın sürgünden sonra niçin buradan ayrılmadığını çok iyi anlıyorum. Önce her daim yanımda olan, kitaplarımın çıkış sürecinde desteğini esirgemeyen eşime teşekkür ediyorum. İki kitabım burada yayımlandı. Yeni çalışmalarım var. Yayın hayatına merhaba diyen, yeni kitaplara dair küçük değiniler, kritikler, röportajlar hazırlıyorum site, dergi ve gazetelere. Zikrettiğiniz isimlere gelince; Balıkesir gelmeden önce de tanışıyorduk. Fakat sık sık görüştüğümüz, danıştığımız üstad; Hasan Aycın, irtibatta olduğumuz usta öykücü değerli insan; Cemal Şakar, genç öykücülerden Hasan Akif Kaya, Mustafa Oral bunlardan bazıları. Sevgili okurlar, daha yeni yeni yazmaya başlayan pek çok öykücü, yazar arkadaşımızın desteği, cesaretlendirici unsurlardır. Balıkesir’de olup daha ismini anmadığım pek çok isim var. Allah hepsinden razı olsun.Tek başıma şu aşamaya geldim demek doğru olmaz.

zmab1– Öykünün yanında farklı yazı türleriyle de uğraşıyorsunuz. Yazmak sizin dünyanızda neye tekabül eder? Yazının duraklarında nasıl ve hangi hal ile soluklanırsınız diye sorsam neler söylersiniz?

-Öncelikle kendim için yazıyorum. Paylaşmak istediğim yazılarımı, öykülerimi okurlarımdan sakınma gereği duymuyorum. Beni mutlu etmeyen hiç bir eylemi yapmak istemem. Yazı olmazsa olmazım demiyorum. Yaşadığımız dünyaya, ülkeye, şehre dair bende kalanları süzerken, evet kalanlar… Adına öykü deyin, yazı deyin tam anlamıyla kendini ifade etme biçimi bence. Yazmasaydım belki seramik yapıyor olurdum mesela. Bu durum tabi değişebilir; zamana, şartlara ve mekâna bağlı olarak.

-‘Gitme Saati’ndeki öykülerde genelde hüzün hakim. Hüznü kuşanmışlık, yüreğe dokunan satırlarla, bölünmüş, yarım kalmış, an’ ların öyküsünü okuyoruz. Hitama ermemiş yaşanmışlıklarla anlattığınız öykülerdeki anlatımı bile isteye mi kurguluyorsunuz diye sorsam okuyucularımıza neler söylersiniz?

zmab4-İnsan ilişkileri ön planda benim için. Her şey insanla başlıyor. Etrafımızda nasıl insanlar var? İyi gözlemlemek gerek. Yaparken yıkan, bölen, parçalayan, yok eden… Sonra bunun tam tersi olanlar… Toplumun temeli çekirdeği aile. Anne-baba, çocuk-baba, çocuk -anne, büyükler, küçükler…Ayrılıklar, savaşlar, sürgünler, hüzünler yaşayan insanların coğrafyasında hüzünden sözetmek abes değil bence.Kurgusal dünyanın tabii ki okura nasıl sirayet ettiği önemli. Kitapta başka duygular da yakalayabilirsiniz. Zamana bırakmak gerek. Okurun neler hissettiğini takip etmeli belki de. Çok yeni çünkü, konuşmak için erken. Gitme Saati, belki de ‘Gelme Saatini’ de işaret ediyor kimbilir…

-Kitabınız hayırlı olsun tekrardan, yolunuz açık olsun. Söyleşi için teşekkürlerimi sunuyorum.

-Ben teşekkür ediyorum, zaman ayırdığınız için.