SABIKASIZ MÜREKKEP
Milatsız hatibi olacaktım
musahipsiz hayatların
vurup gurbetin boynunu
şiir devşirecektim
huzurunda dökülüp kaldığım badesiz pir,
sessizliğin sularından nasıl korkar oldum nasıl
firar türküleri boğazımda kancalanıyor
hangi umutların telvesini sürdülerse ağzımıza böyle
gıpta etmeyecektim nicel hesaplardan yorgun kardeşlerime
kadere korsanlık edip bir yemin gibi savrulacaktım
diyordum ki hiç olmazsa
çıkrığında düş eğriyen vakanüvis
acı düşmüş mahzun ülke yazar künyeme
sabıkasız bir mürekkepti, der
kapitalden göç eyleyen kendi çölüne
bir esatirden ibaret memleketin kutlu suskunu
hayat kendine devrilen tespih ise
içinin konaklarında eğleştir beni