ALINYAZINA AŞK YAZMIŞSA EĞER
Alınyazımızı yazarken yaradan,
Kimine de aşkı yazmış zâhir(görünen)
Aradı onu insanlar arasında, kâinatta ve zerrâtta gönül
Anladı her bulduğunu sanışlarda bulduğu değildi aranan,
Ayna da yansıyan her aksi zât sanmış meğer…
“Söylemediler mi aşkı nerede aramak gerektiğini,”
Diye sordular ehl-i gönle?
Cevap veren yine oydu gönül derdine…
“Hâlâ anlamadın mı?
Sinendeki gizli ben, ben olmadıkça,
İkilik teke dönmedikçe
Çekirdek atoma dönüşmedikçe
Dönüşmedikçe doku hücreye
İnkılâb etmedikçe Ehâd Vâhide
Gördüğün daima bir serâb olacak zâhir.
Matlubun ruhumun derinliklerinde gizlidir
Kuyu yeterince kazılınca çıkan Yusuf’tur zâhir
Özlem son hadde varınca burnuna kokan Yusuf’tur zâhir,
Özlem sancı olup yakınca bağrını adın Yakup’tur zâhir,
Haller vaki olduğunda dedikodudur isimler
Kuyuya atılmışsın sana Yusuf dememişler,
Atılmışsan kuyuya farkı nedir ki?
Biçilmiştir roller, oynayan hep isimler…
Üfürülmüş bir “Ruha” isim vermişler,
Ona da “Yusuf” demişler,
Süveyda demişler, Rabia demişler…
Ha Yusuf ha Züleyha, yahut Süveyda,
Müsemmânın âşığıdır gerisi hep kıyl-ukâl…
Dönüşmedikçe Ehâd vâhide
Gördüğün hep serâb olacak zâhir
İnanıyorum ki bu arayışlar akıbeti felâh olacaktır âhir(sonunda)
Zira aradığın ruhunun derinliklerinde saklı
Kuyu yeterince kazılmadı ki
Zuhuru ortaya çıkmadı bâhir (açıkça)…
Oysa kısa süre değildir kazmayı vuruşların,
Her kazma vuruşunda kendin dağlayışların.
Lâkin bu dağlayışlar yeterli değil…
Dönen nârdır nura, nurdur inkılâb eden suya
Yakıcı iki hidrojen arkadaş olunca bir yanıcı oksijenle,
Neden elde edilen sadece sudur
Nedir bundaki ilahi sudur?
Vur Yusuf iğnenle kuyuna,
Kazıldıkça inkılâb eden budur suya.
Bilinmez bu sa’y ne zaman biter de
Ulaşır derunundaki zemzem kuyusuna.”
Ha gayret Ey Hâcer bir kez daha sâ’y!..
Her say’de adın Hâcer’dir ol dem,
Kim bilir bu kez yedincisidir,
Zira yedi sonsuzluk değil mi ki
Kesretten (çokluk) kinaye?
Lakin yine de her dem sanılır ki
bu son sa’y( gayret)!
Öyle ki bir ümidi biler nice bin ümit
Kim bilir yakındadır özlenen belki
Gelsinler ey Fâtihâlar, Yâsinler!..
İnanıyorum ki dönüş vaktidir,
Vuslat vaktidir âhir(gelecek)!