1 Haz 2008

SUZAN SARI | Diğer

YAZINSAL VE GÜNDELİK İLETİŞİMDE İHTİYAÇTAN

Bir iletişim biçimi olarak yazın temsil ihtiyacını karşılarken iletinin ait olduğu kod sistemi ve iletişimin cereyan ettiği ortamın etkilerine açıktır, dahası büyük ölçüde onlar tarafından şekillenir. Oysa gündelik iletişimde iletiler ortam ve kodu sabit alınarak düzenlenir: ortamdaki gürültü gözden ya da kulaktan herhangi bir veri kaçmayacak ya da tam olarak kaçacak (hedefe uygunluk için) şekilde tasarımlandırılır. Etkin gündelik iletişimde alıcının dikkatinin çekilerek hedefi yakalama, kazanç elde etmekte olduğu gibi bir kar/zarar hesabı yazınsal iletişim öncesi hesaplanabilir değildir. Mühendislik hesaplarıyla şekillenmiş ileti parçası ve sonuç arasında boşluk bırakılmayan bu yapıda alıcıdan istenenin yapılması doğrultusunda daha büyük etki bırakacak, daha göz alıcı, daha yeni kullanımlar tercih edilir. Üstelik yazınsal iletişimde girişilen deformasyon denemelerinden dilde daha kalıcı etkiler bırakır, kullanılan göstergede yeni gönderiler kalır böylece. Dildeki dönüşüm ve yeniliklerdeki etkililiği -hesaplanan etki- o dilin daha çok kullanıcısına ulaşabilmesinden ötürü herhangi bir şiirde yapılan deformasyondan daha geniş bir kullanım alanı bulacaktır kendine. Bu nedenden de hep daha önde olmak zorundadır. Yani iletişimin, aracı olmadığı sanat eserindeki yeniliğin gerekliliğinin kaynağı, kazanç güden gündelik iletişimdeki gereklilikten farklıdır. Kar/zarar hesabına dayalı sonuç odaklı gündelik iletişim ve süreç odaklı yazınsal iletişim, yenilik gereksinmesi açısından kendiliğinden ikiye ayrıldı (Ancak burada yazınsal iletişimdeki sonuç odaklılık ve süreç odaklılık arasında bir sempati hiyerarşisi kurmak sözkonusu değildir. Sonuçta iletişimin tanımı hep bir alıcıyı zorunlu kılar. Alıcının iletiyi nasıl alımlayacağını az düşünmek ve çok düşünmektir bu sadece.).

Yeniliği içkin olmayan bir sanat eserinin sanat eseri olup olmadığının tartışmalı olabileceğinden başka bir de sanat eserinin özgünlük, biriciklik özelliğini karşılamanın bir yolunun zaten bir anlamda o eserin yeni olmasını gerektiriyor olması var. Dayanak olarak aldığım sanat eseri tanımının eskiliğini göz ardı ettiğimizde şöyle bir sonuç elde ederiz; yeni olmayan bir eser bir şekilde zaten sanat eseri sayılamaz. Sanat eserinin evrensel olan ile tekil olanın birliği tanımının ise şimdi ne anlama geldiği önemlidir. Ancak “geçici hevese dayanan (keyfi) yenilik ile tarihsel zorunluluk taşıyan yenilik arasında ayırım yapmanın imkansızlığı”ndan (Peter Bürger, Avangard Kuramı) kaynaklanan bir sorun daha var. Yeniliğin karşı çıkılan şeyi olumsuzladığından, geleneği devam ettirmediğinden nasıl emin olacağız?

Üstünde uzlaşılabilecek ender gereksinimlerden yenilik ihtiyacını giderme yöntemleri konusunda uzlaşı olmaması da işin doğasına uygun olanıdır. Sanat eserinde içeriğin kurgulanmasıyla elde edilebilecek bir yenilik imkansızdır, okuru şaşırtma olasılığı kalmamıştır. Üzerinde oynanabilecek tek alan kalmıştır, o da ifade ediş, işin nasıl’ı. Bu ihtiyaç temsil ihtiyacının bir birim daha toplumsallaştırılmışı sayılabilir. Benzer formlar üreten toplumsal nedenler farklılık gösterebildiği gibi aynı nedenler bir toplum içinde farklı formlar üretilmesine neden olabildiğinden yenilik adına yapılan öncelikli iş eskinin yapısını incelemek, ters yüz etmektir. Ancak eskinin yerine konan da geleneğe sıkı sıkıya bağlı kalır. Deformasyonun geleneğin sınırlarını aşmakta yetersiz oluşu deformasyonun her zaman önceki anlam ya da anlamlarına da gönderimde bulunması kaynaklanır. Eskiyi kapsayıp eleştirisini vermekten öte sanat eserinin zamanla kurduğu ilişki (ya da zamansızlığı) bize yeni’yi verebilir ve herhangi bir yenilik diğer tarafta bir şeyi olumsuzlamak da demektir bir yandan.

Sanat eserinin, sanat eseri ve kategorileri ve sanat kurumuyla ilgili özeleştirisini artık bir işlevi kalmayan, şok etkisi yaratacak tekniklere başvurarak başarması mümkün değildir. Günümüzde verili göstergeler üzerinde yapılan deformasyon girişimleri geleneğin kabul edebileceğinden azdır. Klişeden kaçınmak ve geleneğin oluşturduğu yapıları deforme etmek ya da klişeleri ters yüz edip yeniden kullanıma sokmak yeni olmak için yeterli değildir. İşlevi iletişimde artık bir anlam ifade edemeyen kullanımları yeniden anlamlı hale dönüştürmeye yeniden kullanıma sokmaya varabilecek girişimlerdir bunlar.

Göstergenin etki kaybına uğraması ve zamanla aşırı anlam taşıması (Baudrillard faşizmi “abartılı miktardaki gönderen sistemi” olarak tanımlar) ya da anlamsızlaşması karşısında yalnızca eldeki aşırılaşmış ya da atığa dönmüş göstergelerin deformasyonundan başka bir şey daha olmalı. Metin ve malzemesi üzerine düşünen şiir -özeleştirel şiir- klişeleri öğrenmiştir ve gelişerek devam eden bir geleneğin oluşturduğu yapıların ayırdında olmalıdır. Artık yeni yazınsal icatlardan çok farkındalıklarla açılabilecek yeni alanlardan bahsedebiliriz. Şair bir eser üretiminde bir araç kullandığının farkındalığıyla en verimli alana adım atmıştır. Bu yüzden de biriken bütün metinlerden başka, daha kadim bir sorun üzerinden ancak yeni bir şeyler üretilebilir, ifade etmenin kendisiyle ilgili sorunlar yani yazı teknolojisi.

Kullanımla kanıksanıp etkisini kaybeden, eskiyen ifade edişten -ki her yeninin kaderidir- zamanın gerektirdiği ifade edişe geçme gereği içselleştirilmiş bir yenilik için gereken dışsal bir faktör sayılabilir. Gösterilmesi gereken direnç bir yandan değişen gündelik hayat karşısında ‘her zamanki’ tekniklerde ısrar etmek değil, değişen koşullara rağmen ve onlarla sanat yapmak konusunda olmalıdır. Geçici hevesle yapılan, dilin bireysel ve her zamanki halinin yerine ‘bir yenisini’ koyarak deforme etmenin dilin umurunda olmayacağını unutmamak lazım. Şok etkisi yaratmanın umutsuz arayışındansa ve klişeden kaçarken geleneği olumlayan deformasyon denemelerinin tersine yazınsal prosedürleri anlamlandırarak ancak şok etkisinin berisinde yeni metinler üretilebilir. Şok etkisi de iletişimin klişesi olmuştur çünkü.

Kolaj vb yöntemlerle yerinden edilmiş ve içinde olduğu yeni kompozisyonu anlamlandırmada artık eskinden ait olduğu bağlamın işe yaramadığı parçaların bir araya getirilmesi, buluntu nesneleri kullanma eskiyen teknikler olduğu halde bu tekniklerle yeni metinler üretebilir, daha eski, bir yöntemin ya da tekniğin olmadığı izlenimi veren eserlerdeki sözde tekniksizlikle olduğu gibi. Yeni olmayan şey, olumsuzlananın onu olumsuzlarken işaret edildiğidir. Yeni için yazarın kendini feda etmesi gerekebilir ve edilebilmelidir.

  • Rss
  • Delicious
  • StumbleUpon
  • Digg
  • Tweet
  • Mixx
  • Technorati
  • Facebook
  • NewsVine
  • Reddit
  • Google
  • LinkedIn