YERYÜZÜ YORGUNLUĞU

YERYÜZÜ YORGUNLUĞU
1 Aralık 2011 - 12:08

Üzerime yeryüzü yorgunluğu yağıyor Çoğalan sabırla Har olup Meryem kokan kadınları ağırlıyorum Dağılan sis Sarhoş ediyor yol  kıvrımlarını. Göğsümdeki sızı siliyor Annemin göz yaşlarını Hiç anlamadım Allah’ım Alnıma yazılanları -Bağışla şaşkınlığımı Teşekkür ederim… ‘bela’ dedim iyi ki İlk ve son sözümü sana verdim Hangi insan ağzıma yaklaşsa Terk ediyorum gölgemi...

Üzerime yeryüzü yorgunluğu yağıyor
Çoğalan sabırla
Har olup
Meryem kokan kadınları ağırlıyorum

Dağılan sis
Sarhoş ediyor yol  kıvrımlarını.
Göğsümdeki sızı siliyor
Annemin göz yaşlarını

Hiç anlamadım Allah’ım
Alnıma yazılanları
-Bağışla şaşkınlığımı

Teşekkür ederim… ‘bela’ dedim iyi ki
İlk ve son sözümü sana verdim
Hangi insan ağzıma yaklaşsa
Terk ediyorum gölgemi

Bak!  Can tanesi
Gül taş kesiliyor açmadan

-Bir yerden tanışıklığımız var
Belki de aynı yüzün ağrısından

Nasıl gizleyecekse yeryüzü tanrıdan ellerimi
Aramızda kalan kısa bir takip mesafesi

Kolları olmayan insanın sığınışı gibi
Sığınıyorum kalabalık ruhuna
Hissediyor musun ki

En son konuşuyor diş ağrısı
Diyor ki – dünya yeniden yaratmalı yorulduğumuzda

Silemiyorum
Ölü taklidi yapan kızların dudağından
Böğürtlen lekesini
Öyle çok alıştık ki
Solmuş kasımpatıların huzursuzluğuna
Masal cinlerine dilek tutmaya
Kirli kâğıtların altındaki suyun imzasına

Karşıki dağın suyuna gitmeyen ağaç
Anlatsana
Yüzsüzlükten zevk alan insanlara
Açlığı.
Hadi anlat –  Arsızlığın can yakışını
Koparıyorum topraktan şehadet parmağımı

Ben
Dünyanın ortası
Sen Kıyısı ve uzağı
Aynı ağızdan öpüyoruz yalnızlığı

Giderken sevgilim – Tek bir gölge gibi düşüyoruz
Yeryüzünün yüreğine
(Paris /  Kasım/  2010)