ATLARIN VURULUŞU

ATLARIN VURULUŞU
8 Haziran 2019 - 9:54

Atları ayaklarından vurdular. Ve yavru ceylanları gözlerinden, Yavru kurşunlarla…   Atlar ölürse, ayağımda prangalar, giderim. Vurulur yeni baştan kelimeler, lal olur tetiğim. Hiç kimse silemez bu isyan artığını, Simyacı arayışı. Atları gerdanından öperim ben. Severim alınlarından. Atları, alınlarından vurdular.   Atlar direnir, gitmezsen küsmem dağlara. Piramitten aşar keklikler, serçeler tay...

Atları ayaklarından vurdular.
Ve yavru ceylanları gözlerinden,
Yavru kurşunlarla…

 

Atlar ölürse, ayağımda prangalar, giderim.
Vurulur yeni baştan kelimeler, lal olur tetiğim.
Hiç kimse silemez bu isyan artığını,
Simyacı arayışı.

Atları gerdanından öperim ben.
Severim alınlarından.
Atları, alınlarından vurdular.

 

Atlar direnir, gitmezsen küsmem dağlara.
Piramitten aşar keklikler, serçeler tay seker.
Şah mat olur vezirler saltanatta.

Kanatsız uçuşlarla konarım dağlara.

Tüylerimden tanır beni tüm avcılar.

Dilimde nal, elimde gem ve gözler,

Türkülerden sadakat devşiririm, asil sözcükler,
Gidersen ruhum gider ötelere, tenim kalır.
Yerini dolduramaz yeni, git!-me.
Ten de ölür lakin baki kalır gidişin…

 


Atlar şahlanır, yelelerinde bakışlarım,

Mirasyedi bir seyis gibi fayton gölgesinde,
Gözlerim açık gider.
Ve gidişin öyle zariftir ki…

Hayran kalır kainat.
Daralır nefesim, kabarır nehirler,
Mahmur atlar ve sarhoş zamanlar,
Ah mine’l firak, ah ki firaktan.

 

Atları dizelerle vurdular.

Vuruldum.