İlahi bir nefes üfledi başpareden
Bir ses ‘’elhamdülillah’’parazvaneden
Kıvrılır ses kıvrılır nefes ilk durak aşiran perdesi
Karşıda sekiz durak yaradan perverdesi
İlk dert yağmuru neva perdesine yağar
Nimhicaza gitti mi nefes çargahta güneş doğar
Segah üzgün segah bekleyişte
BekleyiÅŸler dahi yorgun
Kürdi perdesi ölüme yakınlık
Sonbahar yaprakları solgun.
Dügah!!!
Ah !işte günah perdesi biçare alt parazvane
Boğumlar hasta hayat kıvrımı çıkması zor bir hastane.
Ölüm göz kırpar rast perdesi soğuk bir tabutta
Gayri yolculuk vakti Fatiha’da Yasin’de Ankebut’ ta
Harabe yolculuğun vuslatı tılsımlı bir ses
Kıvrıla kıvrıla geçti bu mevsimden ilahi bir nefes
Irmak olur akar bu aks engin daÄŸlardan
Bir nida getirir Kudüs’ten Mekke’den eski çağlardan
Sefil bir ney anlatır tüm hayatın ahvalini
Üfleyen dudaklar değil yürektir yüreğin hayalini
Ensemde bir el bir nefes koynunda uykuda
BeÅŸerse aramakta hakikati bir garip neyde
Ya da kapkaranlık bir kuytuda.
Yine ilahî bir nefes o dem
Başladı başparede nevhayat
Uzan tabuta sonbaranla
Rast perdesinde ebediyen yat.







